Dil ve Anlatım, Dil ve Anlatım konu anlatımı

Dil ve Anlatım

Sözcükte Anlam

Gerçek Anlam : Kelimelerin herkesçe bilinen ve söylendiğinde akla ilk gelen anlamlarına gerçek (sözlük) anlamı denir.

Mecaz Anlam : Sözcüklerin gerçek anlamlarından tamamen uzaklaşarak kazandıkları anlama mecaz anlam denir.

Deyimler : Birden fazla kelimenin en az bir tanesinin gerçek anlamından uzaklaşıp mecaz anlamda kullanılmasıyla oluşan kalıplaşmış söz öbeklerine deyim denir.

Soyut Anlam : Duyu organlarımızla algılanamayan, fakat kavram olarak var olan sözcüklere soyut anlamlı sözcükler denir.

Somut Anlam : Duyu organlarımızla algılanabilen sözcüklere somut anlamlı sözcükler denir.

Terim Anlamı : Bir bilim, meslek, sanat dalıyla ya da bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı ifade eden kelimelere terim denir.

Dolaylama : Bir sözcükle karşılanabilecek bir varlık ya da kavramın birden fazla sözcükle karşılanmasına dolaylama denir.

Ad Aktarması (Mecaz-ı Mürsel) : Bir sözün başka bir sözün yerine herhangi bir benzetme amacı olmaksızın kullanılmasına ad aktarması denir. Örnek : Ortaokula giderken Kemalettin Tuğcu’yu okudum. Cümlesinde yazar adı söylenmiş, ama eserleri anlatılmak istenmiştir.

Eş Anlam : Aynı kavramı karşılayan, anlamları aynı ya da birbirine yakın olan kelimelerin oluşturduğu anlama eş anlamlılık denir. (Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü)

Zıt Anlam (Karşıt Anlam) : Nesne, durum, görev, iş, nitelik ve hareket bakımından birbirine karşıt kavramları karşılayan kelimelere zıt anlamlı kelimeler denir.

Eş Seslilik (Sesteşlik) : Yazılışları ve okunuşları aynı olduğu halde karşıladıkları anlamları farklı olan kelimelere sesteş kelimeler denir.

Genel Anlam : Varlıkları ve kavramları toplu bir şekilde karşılayan kelimeler Genel Anlamlı kelimelerdir.

Özel Anlam : Varlıkları ve kavramları sınırlı bir şekilde karşılayan kelimeler Özel Anlamlı kelimelerdir.

Yansıma : Ses – Anlam ilişkisi güçlü olan, canlı – cansız birçok varlığın çıkardığı tabiat taklidi seslere yansıma sözcükler denir.

İkileme : Anlamı güçlendirmek için aynı kelimenin tekrarlanmasına, anlamları birbirine yakın, karşıt olan veya sesleri birbirini andıran kelimelerin yan yana kullanılmasına ikileme denir.

Sözcüğün Yapısı

Basit Sözcük : Herhangi bir yapım eki almamış ya da bir sözcükle birleşmemiş olan sözcüklere yapıları yönünden basit sözcük denir.

Türemiş Sözcükler : Yapım ekleri alarak yeni bir anlam ve biçim kazanmış olan sözcüklere yapıları yönünden türemiş sözcük denir.

Bileşik Sözcükler : İki ya da daha çok sözcüğün birleşip kaynaşmasından oluşan sözcükler yapıca bileşiktir.

Ses Bilgisi

Ünlüler (sesliler) : Ses yolunda herhangi bir engele uğramadan çıkan seslerdir. Ünlüler tek başlarına söylenebilen, tek başlarına hece ya da sözcük olabilen seslerdir.

Büyük Ünlü Uyumu : Ünlü harflerin, kalınlık-incelik yönünden uyumudur.

Büyük Ünlü Uyumuyla İlgili Kurallar :

- Büyük ünlü uyumuna uymayan çok az Türkçe sözcük vardır.

Örnek : ana (anne), alma (elma), kangı (hangi), karındaş (kardeş)

- Büyük ünlü uyumuna aykırı sözcükler genellikle yabancı kökenlidir.

Örnek : Silah, gazete, mevcut, insan

- Sözcüklere eklenen ekler de genellikle bu kurala uyar Ancak Türkçe’deki altı ek büyük ünlü uyumuna uymaz.

Örnek : akıl-lı, çimen-ler, çocuk-da, eviniz-de, yürü-yor, bakar-ken, akşam-ki, sabah-leyin, yeşil-imtrak, turunç-gil

- Bileşik sözcüklerde büyük ünlü uyumu aranmaz. Örnek : Atakule, Kadıköy, Atasözleri

Küçük Ünlü Uyumu : Bir sözcükteki ünlülerin düzlük-yuvarlaklık yönünden uyumudur. Türkçe bir sözcüğün ilk hecesinde düz ünlülerden (a,e,ı,i) biri bulunuyorsa, diğer hecelerdeki ünlülerde düz olur.

Türkçe bir sözcüğün ilk hecesinde yuvarlak ünlülerden (o,ö,u,ü) biri bulunursa ikinci ve diğer hecelerde ya düz-geniş (a,e) ya da dar-yuvarlak (u,ü) ünlüler yer alır.

Küçük Ünlü Uyumuyla İlgili Kurallar :

- Dilimizde “o,ö” yuvarlak ünlüleri yalnızca ilk hecede kullanılabilir.

Örnek : Uymayanlar : doktor, motor, otobüs

Uyanlar : üzüm, kömür, soba

- Yuvarlak ünlülerden biriyle başlayarak bir hecede “a,e” düz ünlülerine geçen bir sözcük, düz ünlüden sonra düz ünlü gelir kuralına göre “ı,i” düz ünlülerine de geçebilir.

Örnek : böy-le-si-ni, oy-ma-cı-lık

- Türkçe sözcüklerin öncelikle büyük ünlü uyumuna uyması gerekir. Büyük ünlü uyumuna uymadığı halde küçük ünlü uyumuna uyan sözcükler Türkçe sözcük olmaz.

Örnek : misafir, tasvir, kalem

- Büyük ünlü uyumuna uymayan “-ki” eki, yuvarlaşarak küçük ünlü uyumuna uyar.

Örnek : dünkü, bugünkü

UYARI : İki heceli olup orta hecelerinde “b,m,v” ünsüzleri bulunan kimi Türkçe sözcükler, bu ünsüzlerin yuvarlaklaştırıcı etkisiyle küçük ünlü uyumuna aykırı düşer. Örnek: Yağmur, çamur, kabuk, tavuk, kavun

Ünsüzler (Sessizler) : Tek başlarına söylenemeyen, ancak bir ünlünün yardımıyla söylenebilen seslere ünsüz denir. Türkçe’de 21 ünsüz vardır.

Ünsüz Harflerin Özellikleri :

- Türkçe’de normalden kalın ya da ince okunan bir ünsüz yoktur.

Örnek : rüzgar, kagir, lazım

- Yansımaların dışında Türkçe sözcüklerin başında “c,ğ,l,m,n,r,z” ünsüzleri bulunmaz.

- Türkçe sözcüklerde “j,f” ünsüzleri hiç kullanılmaz. Örnek : fare, jambon, jilet

- Türkçe sözcükler iki ünsüzle başlamaz. Örnek : krem, spor, tren, plak, trafik

- Bileşik sözcükler ve özel isimler dışında Türkçe sözcüklerde “n-b” sesleri yanyana gelmez.

Örnek : İstanbul, Safranbolu, Sonbahar, Ambar, Kumbara, Perşembe

Ünsüzler çıkarılırken ses tellerinde titreşimli olmalarına karşın, kimi ünsüzlerin çıkışında titreşim olmadığı görülür. Bu açıdan değerlendirildiğinde ünsüzler, sert ve yumuşak ünsüzler olmak üzere iki grupta incelenir.

Ünsüz Benzeşmesi Kuralı : Sert ünsüzlerin (f,s,t,k,ç,ş,h,p) biriyle biten sözcüklere c,d,g yumuşak ünsüzlerinden biriyle başlayan bir ek getirildiğinde, bu eklerin başındaki

C, Ç ‘ye D,T’ ye G,K’ ye dönüşür.

Ünsüz sertleşmesi kuralına aykırı yazımlar yazım yanlışı yaratır.

Ünsüz Yumuşaması (Değişimi) Kuralı : Bir sözcük p,ç,t,k sert ünsüzlerinden biriyle biterken, bu sözcüğe ünlüyle başlayan bir ek getirildiğinde, sert ünsüzler yumuşayarak;

p,b ‘ye – ç,c ‘ye – k,ğ ‘ye – t,d ‘ye dönüşür.

Örnek : Balık balığın

Kitap kitaba

Ağaç ağacı

Kağıt kağıdı

Türkçe’de Meydana Gelen Ses Olayları:

Ses Düşmesi : Kimi sözcüklerin çekimlenişinde veya türeyişinde, bir sesin düştüğü görülür.

a) Ünlü Düşmesi : İki heceli olan kimi sözcükler ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında ikinci hecelerinde bulunan ünlüyü düşürürler. Buna orta hece düşmesi de denir.

Omuz um omzum oğul u oğlu

Kahır ol kahrol seyir et seyret

Ayır ıntı ayrıntı sıyır ık sıyrık

Yalın ız yalnız yanıl ış yanlış

b) Ünsüz Düşmesi : Bazı sözcükler, çeşitli etkilerle birleşirken sözcüğün sonundaki ünsüz harf düşebilir. Bu olaya ünsüz düşmesi adı verilir.

Yumuşak cık yumuşacık sıcak cık sıcacık

Yüksek l yüksel küçük l küçül

Rast gelmek rasgelmek ast teğmen asteğmen

Bazı bileşik sözcüklerin oluşumunda bir hece veya ses düşmesi meydana gelir.

Ses Türemesi : Sözcükler kimi eklerle birleşirken zaman zaman araya başka yeni sesler girer. Türkçe’de ses türemesi olayına fazla rastlanmaz.

Ses türemesi yaratan başıca durumlar;

a) Ünlüyle biten sözcüklere, ünlüyle başlayan bir ek geldiğinde, Türkçe sözcüklerde iki ünlü yan yana gelemeyeceği için bu ünlülerin arasına “y,ş,s,n” ünsüzlerinden uygun olan biri gelir. Bu ses türemesine kaynaştırma da denir. Örnek :

Oku-y-an okuyan

Baba-s-ı babası

Yedi-ş-er yedişer

Elma-n-ın elmanın

b) Yardımcı eylemle yapılan bileşik eylemlerde ad soylu sözcükte ses türemesi görülür.

Örnek : his etmek hissetmek

Red etmek reddetmek

Bu sözcüklere ünlüyle başlayan bir ek getirildiğinde sözcüklerde aynı türeme ortaya çıkar.

Örnek : Af-ı affı

Had-i haddi

c) Kimi sözcükler pekiştirilirken ses türemesi meydana gelir.

Örnek : Yalnız yap-a-yalnız

Sağlam sap-a-sağlam

Dar-a-cık daracık

Bir-i-cik biricik

Ses Daralması : “a,e” geniş ünlüsüyle biten sözcüklere “-yor” şimdiki zaman eki getirildiğinde, bu geniş ünlüler daralıp değişerek “ı,i,u,ü” olur.

Örnek : bekle-yor bekliyor

Oyna-yor oynuyor

“-ma,-me” olumsuzluk ekleri de “-yor” ekiyle birleştiğinde daralarak “-mı, -mi, -mu, -mü” olur.

Örnek : gelme-yor gelmiyor

Bakma-yor bakmıyor

Ulama : Ünsüz harfle biten sözcüğün son ünsüz harfinin kendisinden sonra gelen ve ünlü harfle başlayan sözcüğün ilk hecesiyle birleştirilerek okunmasıdır. Örnek :

Dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç

Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç

Yazım Kuralları

“ile” Sözcüğünün Ek Olarak Yazımı: “ile” sözcüğü kendinden önce gelen sözcüğe bitişik yazılırsa şu kurallara dikkat edilir :

A) Ünsüzle biten bir sözcüğe ile getirildiğinde başındaki ” i ” sesi düşer ve ünlü uyumuna uyar.

Örnek : Okulla ev arası yarım saat sürüyor. (okul + ile okulla)

Erzurum’a kadar trenle gittim. (tren + ile trenle)

B) Ünlüyle biten bir sözcüğe, ile getirildiğinde, başındaki ” i ” sesi ” y ” ye dönüşür, yine ünlü uyumuna uyar. Örnek : Buraya kendi ayağıyla geldi. (ayağı + ile ayağıyla)

Silgiyle kalem istedi benden. ( silgi + ile silgiyle)

“ki” nin Yazımı: “ki” eğer bağlaçsa;

A) Genel olarak iki cümleyi bağlama görevi yapar. Örnek:

Hava o kadar güzeldi ki kendimi hemen sokağa attım.

1. cümle 2. Cümle

Bir de baktım ki ortalıkta kimse kalmamış.

1. cümle 2. Cümle

B) Kişi ve işaret zamirlerinden sonra gelen “ki” de bağlaç olup ayrı yazılır. Örnek :

Ben ki, Bizler ki, Durum o ki

Kişi zamiri kişi zamiri işaret zamiri

C) Bazı bağlaçlarla birlikte kullanılmasına karşı, kalıplaşmış “ki” ayrı yazılır. Örnek :

Öyle ki, yeter ki, kaldı ki

UYARI : “ki”, eğer bağlaçsa daima ayrı bir sözcük olarak yazılır. Ayrıca kendinden önce gelen sözcüğün ünlülerine uyum gösterip “kı” olmaz.

Kendinden önce gelen sözcüğe bitişik yazılan “ki” ler ise şunlardır :

A) “de” durum ekinden sonra gelip addan sıfat yapan “ki” : Örnek : evdeki hesap, kafamdaki plan, yoldaki insanlar

B) İlgi zamiri olan “ki” : Örnek : Seninki, sınıfınki, bizimki

C) Bazı bağlaçlarla kalıplaşan “ki” : Örnek : Oysaki, mademki, halbuki, sanki

D) Zaman bildiren sözcüklerden sonra gelen “ki” : Örnek : Dünkü, akşamki, az önceki

“de,da” Bağlacının Yazımı:

A) Genel olarak “dahi, bile” bağlaçlarıyla aynı anlamdadır. Bağlaç olup olmadığını anlamak için cümleden çıkarmayı deneriz. Cümleden çıkarıldığında, cümle yapısı bozulmazsa bağlaç olduğunu anlarız ve ayrı bir sözcük olarak yazarız. Örnek : Buraya kadar gelip de ona uğramamak olmaz.

Sen de çok oldun artık!

B) Bu bağlaç kendinden önce gelen sözcüğün ünlülerine kalınlık-incelik yönünden uyar. Örnek: Gençliğimizle birlikte umutlarımız da uçup gitti.

Onu gördüyse de görmezlikten geldi.

C) Kendinden önce gelen sözcük, sert ünsüzle bitse bile, bu bağlaç sertleşerek “te,ta” biçiminde yazılamaz. Yazılırsa yazım yanlışı ortaya çıkar. Örnek : Bu iş küçük te sen gözünde büyütüyorsun. (Yanlış)

Bu iş küçük de sen gözünde büyütüyorsun. (Doğru)

Bağlaç olan “de, da” ile, ad durum eki olan “-de, -da” karıştırılmamalıdır. “-de, -da” eğer ad ad durum ekiyse kendinden önce gelen sözcüğe bitişik yazılır. Cümleden çıkarıldığında cümlenin anlamı da yapısı da bozulur. Örnek : Bir süre sessizce yolda yürüdük.

Çiçeklerin kökünde bir hastalık var.

İki “de, da” üstüste gelirse birincisinin ad durum eki, ikincisinin bağlaç olduğu dikkate alınmalıdır.

Örnek : Telefon ettim evde de yokmuş.

“mi” Soru Edatının Yazımı:

A) “mi” soru edatı, cümleye soru anlamı katsa da katmasa da kendinden önce gelen sözcükten ayrı yazılır : Örnek : O da bizimle gelecek mi?

Gördün mü şimdi yaptığını!

Konuşmaya başladı mı susmaz.

B) “mi” soru edatı, ayrı yazılmasına karşın kendinden önce gelen sözcüğe, kalınlık-incelik ve düzlük-yuvarlaklık yönünden uyum sağlar. Örnek : Okudun mu? Güzel mi? Akıllı mı?

C) “mi” soru edatından sonra gelen zaman ve kişi eklentileri soru edatıyla bitişik yazılır. Örnek : Onunla sık sık görüşüyor musunuz?

Olanları bilir miydi de?

Tarihlerin Yazımı:

A) Gün ve ay adları, yanlarında rakam olmadan yazıldığında, küçük harfle başlar. Örnek : Oğlum aralık ayının soğuk bir gününde doğdu.

Önümüzdeki hafta, salı günü onu görmeye gidelim.

B) Belirli bir tarihi gösteren ay ve gün adları her yerde büyük harfle başlar. Örnek : 1986′nın Mart ayında başladı göreve.

Cumhuriyet 29 Ekim 1923 ‘te ilan edildi.

C) Gün ve ay bildiren tarihler şu şekilde yazılabilir : Örnek : 4 Aralık 1996

2.12.1996

4/12/1996

İkilemelerin Yazımı: İkilemeler daima ayrı yazılır ve ikilemeyi oluşturan sözcüklerin arasına hiçbir noktalama işareti konulmaz. Örnek : Soruları düşüne düşüne çözmelisin. (Doğru)

Yavaş, yavaş yerinden doğruldu. (Yanlış)

Pekiştirmelerin Yazımı: Sıfatların başına gelerek onların anlamlarını pekiştirmeye yarayan ön ekler, daima sıfata bitişik yazılır. Örnek : Bembeyaz örtü (Doğru)

Yapa yalnız adam (Yanlış)

Sayıların Yazımı: Sayıların rakamlarla gösterilmesi ya da yazıyla yazılmasına ilişkin başlıca kurallar şunlardır :

A) Herhangi bir anlatım türünde (roman, öykü, deneme, mektup) kesinlik anlamı önem taşımayan sayılar, yazıyla gösterilir. Örnek :

Bu kitabı yazalı beş yıl oldu.

Bahçede dört beş çocuk oynuyordu.

B) Kesinlik anlamı önem kazanan konularda, bilimsel yazılarda sayılar rakamla gösterilir.

Marmaris’te 2000 hektar orman yandı.

Baktım, termometre 30 dereceyi gösteriyordu.

C) Çok sıfırlı sayıların ana sayılardan sonraki basamakları yazı ile gösterilebilir . Örnek : 13 milyar, 20 trilyon

UYARI : Çek ve senetlerde sayı basamakları bitişik yazılır.

Kısaltmaların Yazımı:

A) Tek heceli sözcükler, ilk harfleri alınarak kısaltılır. Kısaltmanın sonuna nokta konur :

Sözcük kısaltılmış şekli

Zarf z.

Test t.

B) Çok heceli sözcükler, genellikle baştan iki ya da üç harf alınarak kısaltılır : örnek :

Sözcük kısaltılmış şekli

Cadde cad.

Doçent doç.

Bölük bl.

C) Özel adlar genellikle her sözcüğün ilk harfi alınarak kısaltılır. Kısaltmada harfler arasına nokta konmaz : Örnek :

Özel Ad Kısaltılmış şekli

Posta Telefon Telgraf PTT

Devlet Malzeme Ofisi DMO

D) Özel adların kısaltmalarına getirilen ekler, kesme işaretiyle ayrılır : Örnek :

Doğru Yanlış

TV’de TV’da

DMO’ya DMO’ne

ODTÜ’ye ODTÜ’ne

Bileşik Sözcüklerin Yazımı:

A) Kurallı (özel) bileşik eylemler daima bitişik yazılır : Örnek : Gidedur (mak), bakıver (mek), öleyaz (mak)

B) Yardımcı eylemlerle kurulan bileşik eylemlerde :

- Birleştirme sırasında ad soylu sözcükte herhangi bir ses düşmesi veya ses türemesi olmuyorsa ayrı yazılır : Örnek : Terk et(mek), pişman ol(mak)

- Birleştirme sırasında ad soylu sözcükte bir ses düşmesi ya da ses türemesi meydana gelirse bitişik yazılır. Örnek : seyir- seyret(mek), kahır- kahrol(mak), his-hisset(mek)

C) İki ya da daha çok sözcükten oluşmuş yerleşim merkezi adları bitişik yazılır : Örnek : Bahçelievler, Sivrihisar, Çanakkale

D) Bir heceli sözcüklerin başına geldiği bileşik sözcükler bitişik yazılır : Örnek : İlkbahar, Akdeniz, Önsöz, İlknur

E) Sıfat ya da ad tamlaması biçiminde oluşmuş ve öylece kalıplaşmış olan bileşik sözcükler bitişik yazılır : Örnek : Sivrisinek, Atakule, Topkapı, Beşevler

Deyimlerin Yazımı: Deyimler kaç sözcükten oluşursa oluşsun, deyimi oluşturan her sözcük ayrı yazılır. Örnek : Son günlerde bu şarkıyı diline doladı.

Bütün gece gözüme uyku girmedi.

Çok titizdir, her şeyde ince eleyip sık dokur.

Vurdumduymaz, kabadayı, çıtkırıldım.

Ünlüyle Biten Eylemlerin Yazımı: “a” ya da “e” geniş ünlüsüyle biten eylem kök ya da gövdelerine gene bu geniş ünlülerle başlayan herhangi bir ek getirildiğinde bu geniş ünlülerde herhangi bir ses daralması olmaz. Örnek :

Yanlış Doğru

Gelmiyen gelmeyen

Bilmiyerek bilmeyerek

Anlamıyan anlamayan

Kesme işaretinin Kullanımı:

A) Özel adlara gelen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılır : Örnek : Hikmet’ten, Yardım Sevenler Derneği’ne

B) Kısaltmalara getirilen ekleri ayırmada kullanılır. Örnek : TRT’ye, TMO’nun, ODTÜ’den

C) Sayılardan sonra gelen ekleri ayırmada kullanılır : Örnek : 1963′ten, 3′ün katları, 5′inci kat

D) Özel adlara gelen ve adlara aile anlamı katan “-ler” çoğul eki, kesme işaretiyle ayrılmaz. Özel adlara gelen “ve benzerleri” anlamı katan “-ler” çoğul eki kesme işaretiyle ayrılır : Akşam Ayşeler bize gelecek. (aile anlamında)

Bu topraklar daha nice Atatürk’ler yetiştirir. (ve benzeri anlamında)

E) Özel adlara gelen yapım ekleri kesme işareti ile ayrılmaz. Örnek : Urfalı, Çince, Türklük

F) Özel adlara gelen yapım eklerinden sonra eklenen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılmaz.

Adıyamanlılar, Fransızcadan, Atatürkçülerden

Büyük Harflerin Kullanımı:

A) Her cümlenin ilk harfi büyük yazılır. Örnek : Ona her konuda yardımcı olduk. Ülkemizde yedi bölge vardır.

B) Şiirde her dizenin ilk harfi büyük olur : Örnek :

Bu şehirden gidiyorum

Gözleri kör olmuş kırlangıçlar gibi

C) Yazı başlıklarının her sözcüğü büyük olur : Örnek : Sıfatların Genel Özellikleri

Ziraatte Yeni Buluşlar

D) Belli bir tarihi gösteren ay ve gün adları büyük harfle başlar : Örnek : 17 Mayıs, 1997, Salı

E) Bütün özel adlar büyük harfle başlar. Başlıca özel adlar şunlardır:

Kişi ad ve soyadları. Örnek : Kemal Cantürk

Hayvanlara verilen adlar. Örnek : Tekir, Karabaş

Ulus, din, mezhep, tarikat adları. Örnek : Araplar, İslamiyet, Alevilik

Ülke adları. Örnek : İspanya, Fransa

İl,ilçe,kasaba ve köy adları. Örnek : Manisa, Ayvalık, Gölcük

Bulvar, cadde ve sokak adları. Örnek : Atatürk Bulvarı, Çiğdem Mahallesi

Kıta, bölge, okyanus, deniz, göl, ırmak, dağ, ova ve orman adları. Örnek : Avrupa, Van Gölü

Özel bir ada bağlı olarak kullanılan yön adları. Örnek : Doğu Karadeniz, İç Anadolu

Kurum, kuruluş, dernek, makam ve işyeri adları. Örnek : Türk Tarih Kurumu, İş Bankası

Yapı, yapıt ve ören adları. Örnek : Ankara Kalesi, İnce Minare

Kitap, Dergi, Gazete, Yasa adları. Örnek : Nokta, Yeni Yüzyıl, Medeni Kanun

Bütün dil adları. Örnek : İngilizce, Farsça, Almanca

Bir özel ada bağlı olarak kullanılan ünvan ve takma adlar. Örnek :İnce Memet, Uzun Hasan

Tüm gezegen adları. Örnek : Merkür, Venüs, Mars

Özel adlardan türeyen sözcükler. Örnek : Türkçülük, Adıyamanlı, Kemalizm

UYARI : Dünya, Güneş ve Ay sözcükleri, gezegen anlamıyla (coğrafi terim) kullanılırsa büyük harfle, mecaz anlamda kullanılırsa küçük harfle başlar.

Dünya Güneş’in uydusudur, Ay da Dünya’nın

Başımda dünya kadar iş var.

Pencereden içeri güneş girdi.

İsimler (Adlar)

AD : Varlıkların ve kavramların dilde var olan karşılığına, sözcük türü yönünden ad denir.

Anlamlarına Göre Adlar :

Varlıklara Verilişlerine Göre Adlar :

Özel Adlar : Bir tek varlığı gösteren, bir tek varlığa verilmiş adlardır.

Örnek : Mustafa Kemal Atatürk, Asya, Türkiye, Ankara, Kızılay, Merkür, Akdeniz, Türk Tarih Kurumu, Türkçe vb.

Tür Adları (Cins İsimleri) : Aynı türden olan varlıkların tümünü birden gösteren adlardır. Vücut parçaları ve organ adları, akrabalık dalları, tüm hayvan ve bitki adları, tüm araç ve gereç adları tür adlarını oluşturur.

Örnek : Gövde, teyze, yılan, elma, kalem, süpürge vb.

Tür Adlarının Özellikleri : Bir tür adı, genel anlamda kullanıldığında, o türü oluşturan varlıkların tamamını anlatır. Örnek : Balık suda yaşar. Tüm balıkları gösterir.

Kitap en yakın arkadaştır. Tüm kitapları gösterir.

Bir tür adı, bazen o türün yalnızca bir ya da birkaç bireyini göstermede kullanılır. Örnek :

Kuş durmadan çırpınıyordu. Bir tek kuşu gösterir.

Kitap, savaş yıllarını anlatıyor. Bir tek kitabı gösterir.

Varlıkların Sayılarına Göre Adlar :

Tekil Adlar : Biçimce çoğullanmamış, “-lar, -ler” eki almamış adlardır. Örnek :

Çiçek, bardak, toka, çocuk vb.

Çoğul Adlar : Aynı türden olan birden çok varlığı gösteren adlar, “-ler, -lar” çoğul ekiyel çoğullanır. Örnek : insanlar, evler, halılar, aylar, geceler vb.

Topluluk Adları : Biçimce tekil oldukları halde anlamca çoğul olan adlardır. Örnek :

Orman, ordu, sürü, bölük, millet, aile, takım, grup vb.

UYARI : Tür adları (ağaç, çocuk, insan) o türe ait olanları tek tek düşündürürken; topluluk adları (orman, bölük, kurul) o türe ait olanların tümünü bir grup olarak düşündürür.

Topluluk adları biçimce tekil adlardır. Ancak (-lar, -ler) çoğul ekiyle çoğullanabilir. Örnek :

Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri …!

Toplumlar kendi kültürlerini kendileri yaratır.

Kimi tür adları mecaz-ı mürsel yoluyla topluluk adı olabilir. Örnek :

Bütün sınıf, bu duruma üzüldü. (Sınıfın içindeki öğrenciler)

Meclis konuyu görüşüyor. (Meclisin içindeki Milletvekilleri)

Varlıkların Oluşlarına Göre Adlar :

Somut Adlar : Beş duyu organından en az biriyle algılanabilen varlık ve nesneleri gösteren adlardır. Örnek : Ses, hava, ışık, koku, su, rüzgar, vb.

Soyut Adlar : Beş duyudan hiçbiriyle algılanamayan adlardır. Örnek : cesaret, düşünce, sevinç, umut, özgürlük vb.

İş ve Eylem Gösteren Adlar : Eylem tabanlarından “-mek, -me, -iş” ekleriyle türeyen adlardır. Örnek : yürümek, bakmak, soruşturma, bakış, anlayış vb.

UYARI : Eylem adları bazı durumlarda sıfat olarak kullanılabilir. Örnek : yapma bebek, takma diş

Bazı kullanımlarda eylem adları, eylem anlamını yitirerek doğrudan ad olarak kullanılır. Örnek :

Değişik bir yemek yapmış, annesi.

Şimdi, bir dondurma olsa da yesek.

Ad Tamlamaları : En az iki adın, aralarında anlam bağlantısı kurarak oluşturduğu, bir nesnenin parçası olduğunu ya da bir nesnenin başka bir nesneyle tamamlandığını gösteren ad takımıdır. Ad tamlamalarında kullanılan tamamlayıcı öğeye tamlayan, birinci nesnenin parçası durumunda olan ikinci öğeye ise tamlanan denir. Örnek :

Denizin sesi bir melodi gibi geliyordu kulağıma.

Kış ayları burada oldukça ılıman geçiyor.

Ona hediye olarak yün gömlek aldım.

Ad Tamlamasıyla İlgili Bilgiler :

ü Ad tamlamalarında birinci sözcük, tamlayan; ikinci sözcük tamlanan adını alır. Örnek :

Tamlayan Tamlanan

Çocuklar-ın ses-i

Küf koku-s-u

Ahşap ev

ü Tamlayanın kişi zamiri (ben, sen, o, biz, siz, onlar) olduğu tamlamalara “zamir tamlaması” da denir ve tamlama ekleri değişir. Örnek :

Tamlayan Tamlanan

Ben-im kitab-ım

Sen-in düşünce-n

Biz-im evi-miz

Siz-in fikri-niz

ü Ünlüyle biten sözcüklere tamlayan eki getirildiğinde araya “n”; tamlanan eki getirildiğinde araya “s” kaynaştırma ünsüzü gelir. Örnek : elmanın yarısı

ü Ad tamlamalarında, asıl üzerinde durulan ve vurgulanan öğe tamlanandır. Sözgelimi; kapının kolu tamlamasında üzerinde durulan kavram koldur.

UYARI : “su ve ne” sözcüklerine “-ın, -in, -un, -ün” tamlayan eki getirildiğinde araya “n” değil “y” kaynaştırma ünsüzü girer. Örnek : suyun hızı neyin sesi

Ad Tamlaması Türleri

Belirtili Ad Tamlaması : Hem tamlayan hem de tamlanan eki almış olan ad tamlamalarıdır. Örnek :

Tamlayan Eki Tamlanan Eki

-ın, -in, -un, -ün -ı, -i, -u, -ü

Saat-in cam-ı

Su-y-un güc-ü

Felsefe-n-in sorunlar-ı

Belirtili Ad Tamlamasının Özellikleri :

ü Tamlayanla tamlanan arasına başka sözcük ya da sözcük grupları girebilir.

Örnek : Çocuğun sabaha kadar süren ağlaması.

ü Tamlayanla tamlananın yeri değişebilir.

Örnek : Vurur, deryalara ışığı adaların.

ü Tamlayan ya da tamlanan birden çok kullanılabilir.

Örnek : Çocukluğumun acıları, sevinçleri, umutları.

Annemin, babamın ve kardeşimin özlemi.

ü Tamlayan ya da tamlanana bağlı bir sıfat kullanılabilir.

Örnek : Yeşil gömleğin düğmeleri.

Çocuğun sarı saçları.

ü Kişi ve işaret zamirleri belirtili ad tamlamalarında yalnızca tamlayan sözcük olarak kullanılır. Örnek : Senin araban

Bunun cezası

ü Ad eylemler (mastarlar) hem tamlayan hem de tamlanan olur. Örnek :

Okumanın yararları

Çocuğun yürüyüşü

ü Kimi durumlarda tamlayan ekinin yerini “-den, (-dan)” durum eki tutar. Örnek :

Çocuklardan birkaçı

Aşağıdakilerden hangisi

ü Kimi durumlarda tamlayan ya da tamlanan sözcük düşer. Bu durumlarda ad tamlaması özelliği ortadan kalkar. Örnek :

Umutları suya düştü. Onun umutları

Ev, onlarınmış. Onların eviymiş.

ü Bir belirtili ad tamlaması bir başka adı niteleyecek şekilde kullanılırsa, bir sıfat tamlamasının tamlayanı olur. Örnek : Anasının gözü adam

Sıfat Ad

Gözümün bebeği oğlum

Sıfat Ad

Belirtisiz Ad Tamlaması : Tamlayan sözcüğün ek almadığı tamlamalardır. Tamlayan, ek almadığı için belirsizlik ve genelleme anlamı taşır. Örnek :

Tamlayan Eki Tamlanan Eki

¾ -ı, -i, -u, -ü

Fındık kurt-u

Akrep yuva-s-ı

Fizik güc-ü

Belirtisiz Ad Tamlamasının Özellikleri :

ü Tamlayan, tamlananın niteliğini gösterir. Örnek: Anne sevgisi, kan kırmızısı

ü Tamlayan, tamlananın ne ile ilgili olduğunu gösterir.

Örnek : Sel felaketi, uçak bileti

ü Tamlayan, tamlananın neden yapıldığını gösterir.

Örnek : Portakal suyu, tütün kolonyası

ü Tamlayan tamlananın neye benzediğini gösterir.

Örnek :P armak üzümü, sigara böreği

ü Tamlayan, tamlananın nedenini bildirir.

Örnek : Matematik korkusu, sınav stresi

ü Bir şeyin yapıldığını ya da bulunduğu yeri gösterir.

Örnek : Kıyı lokantası, uzay istasyonu

ü Tamlayan tamlananın yapıldığı aracı belirtir.

Örnek : Söz sanatı, makine örgüsü

ü Tamlayan, tamlananın ortaya çıktığı yeri belirtir.

Örnek : Amaysa elması, Maraş dondurması

ü Kişi adları tamlayan olduğunda o kişilere ilişkin yapıt, buluş gibi kavramları belirtir.

Örnek : Naima tarihi, Newton Kanunu

Takısız Ad Tamlaması : Hem tamlayanın hem de tamlananın takı almadığı bir ad tamlamasıdır.

Örnek : Tamlayan Tamlanan

Yün ceket

Taş duvar

Cam kavanoz

Altın bilezik

Takısız Ad Tamlamasının Özellikleri :

ü Takısız ad tamlamasının kuruluşunda, en önemli özellik, birinci adın ikincisinin neyden yapıldığını göstermesidir. Örnek : Gümüş kolye, kot pantolon, deri mont…

ü Birinci ad, mecaz anlamda kullanılıp, mecazlı bir biçimde ikincinin neye benzediğini gösteriyorsa, yine takısız ad tamlaması oluşur.

Örnek : Selvi boy, tunç bilek, taş kafa

ü Takısız ad tamlamalarında tamlayana “-den / -dan” eki gelebilir.

Örnek : Tahtadan köprü, yünden yorgan…

Zincirleme Ad Tamlaması : İki ya da daha çok ad tamlamasının iç içe kullanıldığı bri tamlama çeşididir. Zincirleme ad tamlamasında, tamlayan ya da tamlanan kendi içinde bir ad tamlaması oluşturur. Sözgelimi tamlayan bir ad tamlaması olabilir. Örnek :

A k ş a m s a a t l e r i n i n s e r i n l i ğ i.

Belirtisiz Ad Tamlaması Belirtili Ad Tamlaması

Tamlanan bir ad tamlaması biçiminde olabilir. Örnek :

Ç o c u ğ u n d e r i ç a n t a s ı.

Takısız Ad Tamlaması

Belirtili Ad Tamlaması

Hem tamlayan hem de tamlanan ad tamlaması biçiminde olabilir : Örnek :

Belirtili Ad Tamlaması

İ s t a n b u l t i y a t r o l a r ı n ı n b u n a l ı m y ı l l a r ı.

Belirtisiz Ad Tamlaması Belirtisiz Ad Tamlaması

Karma Tamlama : Tamlayan ya da tamlananı niteleyen bir sıfat veya sıfat grubunun kullanıldığı bir tamlama türüdür. Örnek :

Belirtili Ad Tamlaması

A d a m ı n i r i , s a r ı , ç a r p ı k d i ş l e r i.

Sıfat Grubu .

Tamlayan Tamlanan .

Karma Tamlama

Görevlerine Göre Adlar :

ü Adlar, yalın durumda kullanıldığında, cümle içinde özne veya belirtisiz nesne görevinde bulunur. Örnek : Öğretmen başarılı öğrencilere hediye dağıttı.

Özne Belirtisiz Nesne

ü Adlar, belirtme durumuyla çekimlendiğinde belirtili nesne görevi yapar. Örnek :

Tabloları duvara astık.

Belirtili Nesne

ü Yönelme, bulunma, ayrılma (-e, de, -den) durumunda olan adlar cümlede dolaylı tümleç görevi yapar. Örnek : Pencereden dışarıya bakıyor, dışarıda olanları seyrediyordu.

Dol. Tümleç Dol. Tümleç Dol. Tümleç

ü Ek-eylem (ek fiil) alan adlar, yüklem görevinde bulunur. Örnek :

Beni soran Ayşe’ymiş.

Yüklem

Yapılarına Göre Adlar : Adlar, yapıları yönünden üçe ayrılır :

ü Basit Adlar : Herhangi bir yapım eki almamış, ya da başka bir sözcükle birleşerek yeni anlamda bileşik bir sözcük oluşturmamış adlardır. Örnek : taş, balık, sopa vb.

ü Türemiş Adlar : Eylem ya da ad köküne bir yapım eki getirilerek yeni bir anlam kazanan ve gövde durumuna geçen adlardır. Örnek : sor-gu, ört-ü, seç-enek vb.

ü Birleşik Adlar : Birden çok sözcüğün birleşerek yeni bir biçim ve anlam kazanması yoluyla oluşan adlardır. Örnek : bilgisayar, külbastı, aslanağzı vb.

Adların Diğer Özellikleri :

ü Adlar, anlamları yönünden şöyle incelenebilir :

a) Kesin anlamlı adlar : Anlamı bilimsel bir tanımla kesinleşen adlardır.

Örnek : üçgen, sayı, şiir vb.

b) Adların bazıları kendi anlamını, işlevini yansıtır. Örnek : tarak, kazma süpürge vb.

c) Adların bir bölümü, sözcük anlamını düşündürmez.

Örnek : koltuk, havlu, elbise, tencere vb.

ü Adlar, “-cik, -ce, -cek,-cağız” gibi ekleri alır. Bu ekler, eklendiği ada, şu anlamı katar.

a) –cik eki getirildiği ada küçültme, sevgi ve acıma anlamları katar. Örnek :

Soru kitapçıkları dağıtıldı. Küçültme anlamı

Kapıyı güler yüzlü ninecik açtı. Sevgi

Kedicik bütün gece dışarıda kalmış. Acıma

b) “-ce” eki getirildiği ada, görelik, karşılaştırma, abartma, uygun ve yakışır olma anlamları katar. Örnek :

Gönlümce bir tatil yapamadım. Görelik

Akılca üstün biriydi. Karşılaştırma.

Yüzlerce sivrisinek beni ısırdı. Abartma.

Bize dostça davrandı. Uygun, yakışır olma.

c) –“-cağız” ve “-cek” eki, eklendiği ada acıma anlamı katar.

Örnek : adamcağız, yavrucak

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder