DİLBİLSİSİ - İSİMLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DİLBİLSİSİ - İSİMLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Uncountable Nouns - Sayılamayan İsimler

Uncountable Nouns - Sayılamayan İsimler

Sayılamayan isimlerin çoğu farklı parçalardan oluşan bir “bütün”ü kasteder.

a) I bought a coffee table and a couch. In other words I bought some furniture. (Bir kanepe ve bir kahve masası aldım. Diğer bir deyişle biraz mobilya aldım.) – furniture benzer ama ayrı ayrı parçalardan oluşan bütün bir grubu ifade eder.

b) I put some salt in my soup. (Kahveme biraz şeker koydum.) – salt ve soup birbirinden ayrı parçacıklardan ve öğelerden oluşurlar. [Miktarı bildirmek için bazı sayılamayan isimlerden önce miktar bildiren ifadeler kullanılır: a spoon of sugar (bir kaşık şeker), a glass of water (bir bardak su), a cup of coffee (bir fincan kahve), a loaf of bread (bir somun ekmek), a grain of rice (bir pirinç tanesi), a bowl of soup (bir kase çorba), a bag of flour (bir çuval un), a pound of meat, a piece of furniture, a piece of paper (bir parça kağıt), a peice of jewelry..]

c) Thought is the blossom. – Thought (düşünce) soyut bir kavramdır, soyut bir “bütün”dür. Fiziksel bir şekli yoktur. Dokunamayız, sayamayız.

d) He saw a flash of lightning. (Bir şimşek parlaması gördü.) – Şimşek, sis gibi doğa olayları genellikle sayılamayan isimler olarak kullanılır.

e) Uncountable: Anıl has red hair. (Anıl’ın saçı kırmızı.)

Countable: Tolga has a hair on his jacket. (Tolga’nın ceketinde bir saç teli vardı.)

f) Uncountable: I opened the curtains to let in some light. (Biraz ışık girsin diye perdeleri açtım.)

Countable: Don’t forget to turn off the lights before you go bed. (Yatmadan önce ışıkları kapatmayı unutma.

- Bir çok isim hem sayılamayan hem sayılabilen isim olarak kullanılabilir ama anlam değişir.

En çok kullanılan sayılamayan isimler

a) Benzer malzemelerden oluşan grup isimleri: baggage (bagaj, valiz), clothing, equipment (teçizat, ekipman), food, fruit, furniture, garbage (çöp, saçmalık), hardware (donamım), jewelry (mücevherat), junk (abur cubur), luggage (bagaj, bavul), machinery (mekanizma), mail, makeup(makyaj), money/cash/change, postage (posta ücreti), scenery (manzara), traffic

b) Fluids: water, coffe, tea, milk, oil (yağ), soup (çorba), gasoline(petrol, benzin), blood (kan), etc.

c) Solids: ice, bread, butter, cheese, meat, gold, iron, silver, glass, paper, wood, cotton, wool, etc.

d) Gases: steam (buhar), air (hava), oxygen, nitrogen, smoke, smog (sis, kirli hava), pollution, etc.

e) Particles: rice (prinç), chalk (tebeşir), corn (mısır), dirt (kir), dust (toz), flour (un), grass (çimen), hair, pepper (biber), salt (tuz), sand (kum), sugar (şeker), wheat (buğday), etc.

f) Absractions:

-beauty, confidence, courage, education, enjoyment, fun, happiness, health, honesty, hospitality, importance, intelligence, justice, knowledge, laughter (kahkaha), luck, music, patience, peace, pride, progress, recreation (dinlenme, eğlence), significance (önem), sleep, truth, violence (şiddet), wealth (zenginlik), etc.

-advice (nasihat, tavsiye), information, news, evicence (bulgu, kanıt), proof(kanıt)

-time, space (uzay, boşluk), energy

-homework, work

- grammer, slang (argo), vocabulary

g) Languages: Arabic, Chinese, English, Spanish, etc

h) Fields of study: chemistry(kimya), engineering (mühendislik), history (tarih), literature ( edebiyat), mathematics, psychology, etc

i) Recreation (dinlenme, eğlence): baseball, soccer,tennis, chess (satranç), bridge (briç), poker, etc.

j) General activities: driving, studying, swimming, traveling, walking (and other gerunds)

k) Natural phenomena: weather (hava, hava durumu), dew (çiğ), fog (sis), hail (dolu), heat (sıcaklık), humidity (nem), lightning (yıldırım), rain, sleet (sulusepken), snow, thunder(gök gürlemesi), wind (rüzgar), darkness (karanlık), light, sunshine, electricity, fire(ateş), gravity (yer çekimi)
Devamını Oku

Nicelik Sözcükleri - Quantifiers

QUANTIFIERS -NİCELİK SÖZCÜKLERİ/BELİRLEYİCİLER

İsimlerin az, çok, birkaç vb. şekillerde miktarlarını belirtmek için kullanldığımız nicelik sözcüklerini göreceğiz bu bölümde. Sadece sayılabilen veya sayılamayan isimlerle kullanılanların yanısıra hem sayılan hem de sayılamayan isimlerde kullanılan nicelik sözcükleri de vardır.

I- Öncelikle sayılabilen ve sayılamayan isim ayrımı olmadan kullanılan nicelik sözcükleri ile başlayalım.

1. A LOT OF / LOTS OF: Çok, bir sürü, pek çok anlamlarına gelir.

She has got a lot of problems. – Onun çok problemi var.

Lots of people are ignorant. – Pek çok insan cahil.

They need a lot of money to pay their depts. – Borçlarını ödemek için çok paraya ihtiyaçları var.

There was a lot of dust in the room. – Odada çok toz vardı.

2. SOME: biraz, bir parça, bazı anlamlarına gelir. Bazen de hiçbir artı

anlam eklemez geldiği cümleye ve sadece cümlenin daha etkili olmasını

sağlar. Olumlu cümlelerde kullanılır. İstisna olaran sadece ikram sorularında kullanılır.

You have to read some books on this matter.- Bu konu üzerinde kitaplar okumak zorundasın.

Some babies simply do cry more than others. – Bazı bebekler diğerlerinden daha çok ağlar.

Can you give me some solution hints please? – Bana çözüm ipuçları verebilir misin lütfen?

Have you got some money? – Biraz paran var mı?

3. ANY: hiç, herhangi anlamlarına gelir. - bazen de hiçbir artı anlam eklemez geldiği cümleye ve sadece cümlenin daha etkili olmasını sağlar. Olumsuz cümlelerde ve soru cümlelerinde kullanılır.

There can’t be any papers in that drawer? - O çekmecenin için hiç kağıt olamaz.

Do you have any questions?- Hiç sorunuz var mı?

Any student knows this. – Herhangi bir öğrenci bunu bilir.

We don’t have any objections to this offer?- Bu teklife itirazımız yok.

4. NO: hiç, hiç bir anlamına gelir. Olumlu cümlelerde kullanılır ve anlamı olumsuz yapar.

I have no idea. – Hiç fikrim yok.

There is no information about the meeting. – Toplantıyla ilgili hiç bilgi yok.

This e-mail has no importance at all. – Bu e-postanın hiç bir önemi yok.

There was no development about that project. – Proje ile ilgili hiç bir gelişme yoktu.

5. NONE: hiçbiri, -dan/-den hiçbirisi -none of

None of the children came to school yesterday. -Çocuklardan hiçbirisi dün okula gelmedi

None of his judgements is true.-Yargılarının hiçbiri dogru değil.

None of this information makes him happy.-Bu biligilerin hiçbiri onu mutlu etmez.

6. MOST : birçok, büyük bölüm, pek çok

Most Of: birçoğu, büyük bölümü,çoğu

Most students did their homework in time. -Birçok öğrenci ödevini zamanında yaptı.

Most of the women love shopping. -Kadınların birçoğu alışverişe bayılır

Most bread is made from wheat. -Birçok ekmek buğdaydan yapılır.

7. PLENTY OF: bir sürü, birçok

There are plenty of pencils in his pocket. -Cebinde bir sürü kalem var.

There was plenty of sugar at home. -Evde çok şeker vardı.

I lost plenty of money last night. -Geçen gece bir sürü para kaybettim.

II- Sadece sayılamayan isimlerle kullanılan nicelik sözcükleri:

1. LITTLE: az, yeterli yeterli değil

I have little time so please don’t waste my time.

-Çok az vaktim var bu yüzden zamanımı boşa harcama lütfen.

He has left little coffee in the cup. - Fincanda çok az kahve bırakmış.

We have very little butter at home. - Evde çok az yağımız var.

2. A LITTLE: az, ama yeterli

There is a little water in the bottle. - Şişede çok az su var.

You have a little time to catch the bus. - Otobüsü yakalamak için az zamanın var.

3. MUCH: “çok ya da pek anlamlarına gelir ve genellikle soru ve olumsuz cümlelerde kullanılr.

Do you watch much television? -Çok televizyon izler misin?

There isn’t much housework left. -Pek ev işi kalmadı.

She didn’t have much patience. -Pek sabrı yoktu.

4. A GREAT/GOOD DEAL OF: birçok, bir sürü

I have great deal of respect for you. -Sana karşı çok saygım var.

Natural disasters cause a great deal of damage.

-Doğal felaketler bir sürü zarara sebep olurlar.

He has gained a good deal of money. -Bir sürü para kazandı

5. A GREAT AMOUNT OF: -çok büyük bir miktar

A SMALL AMOUNT OF: küçük bir miktar

I think rich people should donate great amount of money to charity.

-Bence zengin insan hayır işlerine büyük miktarda para hibe etmeli.

She need a small amount of help. -Bir miktar yardıma ihtiyacı var.

Sadece sayılabilen isimlerle kullanılar nicelik sözcükleri:

1. FEW : çok az sayıda, yetersiz.

Few people came to visit him before his death.

-Ölümünden önce onu ziyarete birkaç kişi geldi.

She has bought few books.-Birkaç kitap aldı.

You should look at few of his works.- İşlerinin bir kaçına göz atmalısın.

2. A FEW: az sayıda -yeterli, birkaç.

He has a few friends. -Çok az arkadaşı var.

They couldn’t deal with even a few problems. -Birkaç problemle bile ilgilenemediler.

The teacher asked a few questions in the exam. -Öğretmen sınavda çok az soru sordu.

3. SEVERAL: birkaç

I know several people who really love eachother. -Birbirini gerçekten seven bir sürü kişi tanıyorum.

They sent us several letters. -Bize birkaç mektup yolladılar.

Several aspects of the novel are left ambigious.- Romanın birkaç yönü belirsiz bırakılmış.

4. MANY: çok, birçok.

She has many dogs. -Onun çok köpeği var.

Since many years, we have working together. -Yıllardır birlikte çalışıyoruz.

Many people prefer to go seaside in summer.

-Birçok insan yazın denizkıyısına gitmeyi tercih ediyor.

5. A NUMBER/GROUP OF: bir miktar, belli sayıda, bir grup.

I found a number of mistakeS in your exam paper. -Sınav kağıdında birkaç hata buldum.

A group of people came here for the weekend. - Bir grup insan haftasonu için buraya geldi.

Devamını Oku

İyelik - Possession


İsimlerde iyelik

İnsanlarda iyelik ekini tırnak işareti ve -s eki ile yaparız. The teacher’s book- öğretmenin kitabı, my father’s team – babamın takımı....

Eğer bahsettiğimiz isim çoğul eki (-s) almış bir isimse sadece ismin sonuna tırnak işareti getirilir. The students’ project – öğrencilerin projesi, the ladies’ changing room – bayanların soyunma odası...

Düzensiz çoğul olan isimlerde isimden sonra tırnak işareti ve –s eki getirilir. The children’s toys – çocukların oyuncakları, the women’s request – bayanların ricası...

İlk isim cansız olduğu zaman iyeliği “the......of the..........” yapısıyla ifade ederiz. Aynı zamanda da isimlerin yerlerini değiştiririz. The color of the pen – kalemin rengi, the cost of the service – servis bedeli...

-s harfi ile biten özel isimler İngiliz ingilizcesinde genellikle tırnak işareti ve –s eki alır. Charles’s problem – Charles’ın problemi... Amerikan ingilizcesinde sadece ismin sonuna tırnak işareti getirilir. Drakes’ decision - kararı

Bileşik isimlerde iyelik eki sona eklenir. His mother-in-law’s attitude– üvey annesinin tutumu...

Zaman, para, yer vb. anlatımlarda cansız isimler olmasına rağmen tırnak işareti ve –s eki kullanılır. Today’s programme – bugünün programı, five minutes study – beş dakikalık çalışma, Bursa’s streets - Bursa’ nın yolları...

Birden fazla kişinin sahip olduğu ortak bir isimden bahsederken türkçede olduğu gibi sadece isimden önce gelen isimde iyelik ekini kullanmak yeterlidir. Paul and Tina’s house. – Paul ve Tina’ nın evi...

Bazen birden fazla iyelik kullanmanız gerekebilir. Jasmine’s sister’s husband - Jasmine’ nin kardeşinin eşi...
Devamını Oku

Tekil-Çoğul ( Singular-Plural)

İsimleri Çoğul Yapma Kuralları:

1. İsimleri çoğul yapmak istediğimizde sonlarına –s ekini getiririz.

Cameras, pens ,phones ,bananas

2. –ch, -sh, -s, -x (bazen -o) harfi ile biten isimler çoğul yapılmak istendiğinde sonlarına –es eki getirilir. Yabancı dillerden geçen sözcükler bu kurala dahil değildir.

Watches, brushes, buses, kisses, boxes, foxes, potatoes, tomatoes

3. –y harfi ile biten isimler çoğul yapılırken –y harfi düşer ve –ies eki getirilir.

Cities, families, parties

4. –f harfi ile biten isimler çoğul yapılırken –f harfi düşer yerine –ves eki getirilir.

Loaves, wives

5. Bazı isimlerin çoğul halleri düzensizdir. Bunlara düzensiz(kural dışı) isimler denir.

Man-men

Child-children

Person-people

Tooth-teeth

Foot-feet

Mouse-mice

Sheep-sheep

Fish-fish

6. Birleşik isimler çoğul yapılırken çoğunlukla ikinci kelime çoğul yapılır.

Travel agents (seyahat acentaları)

Bazen birinci kelime çoğul yapılır. (İçinde edat bulunan birleşik isimlerde.)

Sisters-in-law (görümceler)

7. Kısaltmalar da çoğul yapılabilir.

VIPs (very important people) : çok önemli kişiler

UFOs ( unidentified flying objects) kimliği bilinmeyen uçan nesneler

Devamını Oku

ÖN SÖZCÜKLER (ARTICLES) A-AN-TH

ÖN SÖZCÜKLER (ARTICLES) A-AN-THE

İsimlerin başına belirli olup olmamalarına bağlı olarak bazı önsözcükler getiririz. Bahsettiğimiz tekil,sayılabilen ve somut olan isim için herhangi bir ifadesini düşünüyorsak, bu isimle beraber “a” veya “an“ önsözcüğünü kullanırız. İsmi –i halinde ve belirgin birşey olarak düşünüyorsak “the” ön sözcüğünü kullanırız. Güzel bir gecede gökyüzünü izlediğinizi hayal edin: Ay çok güzel derken ay için “the” kullanırsınız çünkü ay bir tanedir:“The moon is very beautiful.” Ama kayan yıldız gördüm derken yıldız için “a” kullanırsınız çünkü bir sürü yıldız vardı:“I saw a shooting star.”

A -AN

A ve An önsözcükleri birşeyden genel olarak bahsettiğimizde kullanılır. Söylenişi sessiz harfle başlayan isimlerden önce “a”, sesli harfle başlayan isimlerden önce “an” kullanılır.

Dosya al! - Buy a file! (herhangi bir dosya al.)

Tuğba öğretmendir. –Tuğba is a teacher.

Üniforma var mı? – Is there a uniform? (uniform yazılışına baktığınızda sesli harfle başlar ama söylenişi sessiz harfle başladığı “yunifo:m” için önek olarak “a” alır.)

Şemsiyeye ihtiyacım var. – I need an umbrella. (herhangi bir şemsiyeye ihtiyacım var.)

Deniz denetçidir. – Deniz is an inspector.

Bir saat bekleyeceksin. – You will wait an hour. (saat yazılışına baktığınızda sessiz harfle başlar ama söylenişi sesli harfle başladığı (auı) için önek olarak “an” alır.)

THE

The ön sözcüğü ismin –i hallerinde kullanılır. İsmin –i hali o ismi belirginleştirir. Örneğin arkadaşınızdan bir kalem isterseniz “Please give me a pen.” –Lütfen bana kalem ver dersiniz. Ama eğer onun sizden az önce aldığı kalemi isterken kalemi ver demek isterseniz ”Please give me the pen.” diye söylemeniz gerekir. Kalemi dediğiniz zaman kafanızda belli bir kalem var ve karşınızdaki de bunu biliyor. Konuşmacı ve dinleyen tarafından bilinen isimler ismin –i halinde olmasalar bile the ön sözcüğünü alır. Pınar’ a Buzul Çağı filmini izleyeceğimi söylediğimi varsayın. Daha sonra karşılaştığımızda Pınar filmin nasıl olduğunu sorarken film için the ön sözcüğünü kullanır çünkü hangi film olduğunu hem o hem ben biliyoruz. How was the movie?

Raporu kontrol et lütfen! – Please control the report!

Odayı temizlemelisin. –You must clean the room.

Toplantı sıkıcı mıydı? – Was the meeting boring?
Devamını Oku