sosyal bilimler ansiklopedisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sosyal bilimler ansiklopedisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

ALT-KÜLTÜR, ALT-KÜLTÜR NEDİR

Bir sosyal grubun veya zümrenin, bünyesin­de yaşadığı ülke veya toplumun genel kültür bütünü İçinde, etnik, dini, yerel ve meslekî ne­denlerle farklılık gösteren dilleri, elbiseleri, evleri, çocuk yetiştirme tarzları, hayat ve dün­ya görüşleri, yaşama biçimleri vardır. İşte bu farklı kültürel yönlere alt-kültür adı verilir. Ba­zı kaynaklarda talî kültür adı da verilir. Her sosyal sınıf veya zümre şiddetli bir eritme poli­tikası yahut baskı olmadıkça, kendilerine mah­sus az çok farklı olan bu kültürlerini sürdürür­ler.
Çok çeşitli ırk ve gruptan insanlardan oluşan toplumlarda bu tür alt-kültürlere sık sık rastlanır. Amerika Birleşik devletleri ve Os­manlı imparatorluğu bu tür toplumların tipik örnekleridir. Birincisinde Amiş'lerin ve zenci­lerin kültürleri, ikincisinde ise ermeni, rum, yahudi, gürcü, çerkez, dadaş, hatta türkmenle-rin kültürleri mensup oldukları genel kültür ve medeniyet bünyesinde farklılık gösteren ta­lî (alt) kültürler olarak değerlendirilir. Bir gru­bun kültürel özellikleri, farklı bir kültür özelli­ği göstermeyecek kadar başka bir grubunkiyle kaynaşmış olabilir. Örneğin, göçmen grupla­rın, ülkelerine göç ettikleri milletin kültürü ile ana vatanlarındaki kültürün karışımından olu­şan alt-kültürlerİ vardır. Türkiye'deki Afgan mültecilerinin kültürleri zamanla böyle bir oluşuma maruz kalacaktır. Ünlü 93 Harbi nc-dcnİyle Erzurum'dan Kayseri'ye ve daha baş­ka yerlere göç edenlerin farklılaşan alt-kültür­lerinden söz edilir.
Mesleki unsurlar da alt-kültürlerin oluşması­na yol açabilir. Nitekim, belirli bir mesleki fonksiyonu yerine getirmek maksadıyla birara-ya gelen fertler arasında talî bir kültür meyda­na gelmektedir. Zira onlar, geldikleri yerin mahallî kültürlerini taşıdıkları gibi, ayrıca İçin­de bulunduktan yeni meslekî zümrenin kültü­rel özelliklerini de benimserler; böylece yepye­ni bir kültür teşekkül etmiş olur ki, buna "mes­leki alt-kültür" demek mümkündür.
Sonuç olarak alt-kültürlcr, her ne kadar ge­nel kültür içinde yer alır ve onun bazı özellik­lerini taşırlarsa da, genel kültürlerin alt-kültür­lerin toplamından ibaret olmadığını da belirt­mek gerekir.
İzzet ER
Bk. Azınlıklar; Halk Kültütii; Küttür
Devamını Oku

çin takvimine göre cinsiyet belirleme,çin takvimi

- çin takvimine göre cinsiyet belirleme:))))

Bu takvime göre,annenin yaşı ve hamile kaldığınız ayın kesiştiği yer çocuğun cinsiyetini belirliyor.

Bir kesinlik ifade etmez, sadece hamilelikte eğlenceli bir oyundur ...
Gaybı yalnızca Allah bilir bunu unutmayın...

KIZ
ERKEK

Yaş OCAK ŞUBAT MART NİSAN MAYIS HAZİRAN TEMMUZ AĞUSTOS EYLÜL EKİM KASIM ARALIK
18 K E K E E E E E E E E E
19 E K E K K E E K E E K K
20 K E K E E E E E E K E E
21 E K K K K K K K K K K K
22 K E E K E K K E K K K K
23 E E E K E E K K K E E K
24 E K K E E K E K E E K E
25 K E K E K E K E K E E E
26 E E E E E K E K K E K K
27 K K E E K E K K E K E E
28 E E E K K E K E K K E K
29 K E K K E K K E K E K K
30 E E K E K E E E E E E E
31 E E E E K K E K E K K K
32 E K K E K E E K E E K E
33 K E E K K E K E K E E K
34 E E K K E K E E K E K K
35 E K E K E K E K E E K E
36 E K E E E K E E K K K K
37 K K E K K K E K K E E E
38 E E K K E K K E K K E K
39 K K E K K K E K E E K E
40 E E E K E K E K E K K E
41 K K E K E E K K E K E K
42 E K K E E E E E K E K E
43 K E K K E E E K K K E E
44 E K K K E K E E K E K E
45 K E K E K K E K E K E K

Devamını Oku

Resim yorumlama

Çocuğunuzun çizgilerini yorumlayın....

ÇOCUK RESMİNİN GELİŞİM AŞAMALARI ve yorumları

Çocuklar büyüyüp,olgunlaştıkça resimleri daha ayrıntılı oranlı ve gerçekçi olur. Her yaş dönemi resimlerinin belirgin özellikleri vardır.

1-KARALAMA DÖNEMİ (1-4)YAŞ ARASI
Çocuklar bu yaşlar arasında gelişi güzel çizimler yaparlar. Resimler daha çok oyun amaçlıdır. Çizgiler,tren rayı vb. dir.
Karalama Örneklerinden bazıları şunlardır.


2-ŞEMA ÖNCESİ DÖNEM (4-7) YAŞ ARASI
Üç yaş çocuğu tipik yuvarlak kafa çizebilir. İnsan çiz değince baş ve ayakları olan insan çizebilirler. Yüz hatlarını belirleyebilir. Dört yaş çocuğu kolları ve bacakları olan çöp adam çizebilirler. Beş yaşındaki çocuğunun yaptığı insan ve evler daha belirgin olmaktadır. Altı yaş çocuğunun yaptığı resimler de artık yavaş yavaş konuda vardır. Resimlerde yer zemini çizgisi mevcuttur. Resimlerde saydamlık da vardır. Örneğin ev çizimlerinde evin içindeki eşyalarında çiziliyor olması gibi.

RENKLERİN ANLAMLARI (4-7) YAŞ ARASI

Dört beş yaşlarındaki çocuklar genelde renk ayrımı yapmadan resmi boyarlar. Bu yaşlarda ana ve ara renkleri öğrenebilirler. Mutlu resimlerde genelde sarı renk, üzüntülü resimlerde genelde kahverengi renk daha ağırlıktadır. Unutulmamalıdır ki çocuk hangi rengi seviyorsa ,resimlerde ağırlık o renge doğrudur. Resimlerde ağırlık kırmızı renkse iddiacılığı ve saldırganlığı temsil eder. Pembe,sarı,turuncu......gibi sıcak renkleri seçen çocuklar sevecen,uyumlu,işbirlikçi......dir. Siyah,mavi,yeşil,kahverengi gibi soğuk renkleri seçen çocuklar, baskıcı aile ortamında yetişen iddiacı,çekingen,güçlükle kontrol edilen,uyumsuz,gerçek duygularını bastıran .... çocukları temsil edebilir.

3-ŞEMATİK DÖNEM (7-9) YAŞLAR ARASI
Resimler daha belirgin ve ayrıntılıdır. İlk bakışta resmin ne olduğu kolaylıkla anlaşıla bilinir . Resimler daha gerçekçidir. Resimde mekansal ilişki vardır. Çocuklar yer çizgisi kullanırlar. Yer çizgisi çocuğun kendisi ve çevresiyle olan ilişkinin boyutunu temsil eder. Bu dönemde kuşbakışı resim çizimleri ağırlıktadır.

4-GERÇEKÇİLİK DÖNEMİ (9-12)YAŞLAR ARASI
Bu dönemde resimlerde daha ayrıntılı çizimler ve gerçekçi bir yaklaşım görülür. Resim konularında kızlar ve erkekler arasında farklılıklar gözlemlenir. Kız çocukları daha çok bebek resmi,portreler,elbiseler...erkek çocukları ise araba,gemi,uçak...çizerler. Resimleri beğenmeme , aşırı hassasiyet ve kendini ifade güçlüğü görülür.

5-DOĞALCILIK DÖNEMİ(12-14)YAŞLAR ARASI
Nesneler orantılıdır. Resimler perspektiftir. Yakın çevrede gördüğü objelerin orantılarını,boyutlarını ve derinliklerini çizgileriyle yansıtmaya çalışır. Renkleri ise en iyi şekilde kullanırlar.

ZİHİNSEL YETERSİZLİĞİ OLAN ÇOCUKLARIN RESİMLERİ

Resimlerde belirgin herhangi bir konu yoktur. Plansızdır. Yaşıtlarının resim özelliklerinden oldukça gerilik gösterir. Resim cılız ve ilkeldir. Çoğunlukla kağıda resim yerine çeşitli karamalar yaparlar. Ayrıntılar bulunmaz .Örneğin insan resmi çiz dediğimizde sadece sınır belirten bir çizgi çizilir.Gözler,ağız,burun vs. çizilmez.Ev çizdiğinde çatısı kapısı,bahçesi başka bir yere çizilir.Çocukta resimleri ters çizme sıklıkla karşılaşılıyorsa öğrenme güçlüğü çekebileceği düşüne bilinir. Örneğin ağaçların ters çizilmesi gibi.

ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLARIN RESİMLERİ
Üstün kabiliyetli kişi diğer insanlardan farklı düşünebilme davranabilme kabiliyetine sahiptir. Resimlerde dikkati çeken ortak özellikler kısaca, akranlarından üstün bir performans göstermeleri, farklı kavramlar arasında mantıklı ilişkiler kurabilmeleri,gelişmiş hayal gücü ,çizilen figürlerin hareket halinde olabilmesi,renklerin genelde canlı olması kağıdın tamamının kullanılması gibi......
UNUTULMAMALIDIR Kİ
Çok güzel resim yapan çocuk zekidir,zeki çocuklar güzel Resim yaparlar DENİLEMEZ.

ÇOCUĞUN PSİKOLOJİK ÖZELLİKLERİNİ YANSITAN RESİMLER

OKUL FOBİSİ :Resimlerde aile bireyleri ağırlıklı olarak çizilir. Okul ,öğrenci resmi çizmek istemezler.Ev ve evde mutlu çocuk resimleri çizerler.Resimler saydamdır.
GÜVENSİZLİĞİ YANSITAN RESİMLER: Kağıdın tamamı kullanılmaz,boşluklar fazladır. Çizimler yarımdır. Küçük figürler çizme ve kağıdın bir bölümünü kullanma eğilimindedirler. İnsan figürlerinde el ve ayakların çizilmemiş olması güvensizliği ve çevreye uyumda yaşanılan güçlüğü,iletişim eksikliğini,paylaşım azlığını,kendinden başka insanlarla birlikte olmamayı,bencilliği de ifade etmektedir. Güvensiz çocuğun resimlerindeki çizgiler daha çok silik ve kesik kesiktir.
HİPERAKTİF ÇOCUKLARIN RESİMLERİ:Taşkın ve çok renkli resim çizerler.Gerilimli oldukları için genelde karalamayı tercih ederler ve resimleri hep yarım kalır. Çizdiklerinde ise resimleri çok büyük olur.
CİNSEL KİMLİK KARMAŞASI : Anne ve babaya aşırı yaklaşılması, zıt cinsel kimlikte çizimlerde yoğunlaşma, ev resimlerinde yatak odasının çizimi, etek giyen,çocuk emziren baba , ava giden sakal bırakan anne figürlerinin çizilmiş olması bize bazı ipuçları vermektedir.

AİLEDE İLETİŞİM PROBLEMLERİNİN OLDUĞUNU İFADE EDEN RESİMLER

Ailede iletişim kopukluğu ,aileyi konu alan resimlerde açıkça görülmektedir. Resimde aile üyelerinin birinin veya birkaçının eksikliği.. ,( annenin,babanın,kardeşlerin,aile içinde yaşayan diğer fertlerin hala,amca,dede,ninenin ..... çizilmemiş olması ) Aile fertlerini çizmeyi rededmesi,ebeveyn figürlerinin olmaması parçalanmış aileyi ,sevgi eksikliğini , Anne baba ve çocukların arasına nesnelerin yerleştirilmesi,aile bireylerinin arasına köprü , gökdelen evler ,yol, ırmak ,ağaçların................. çizilmesi, iletişim problemlerinin bir göstergesi olarak kabul edile bilinir.
Anne babanın çok büyük çocuğun çok küçük veya anne babadan birinin büyük diğerinin küçük çizilmiş olması ailede baskıyı aile fertleri arasında problemin olduğunu baskıcı ve otoriter tutumu,anne babanın çok abartılı çizimi onlara duyulan hayranlığı da temsil edebilir.
Resimde küçük kardeşin anne babanın elinden tutuyor olması ve diğer çocuğun çok uzaklarda çizilmesi veya hiç çizilmemiş olması,sevgi yoksunluğunu ,kardeş kıskançlığını ,kendisini yok saydığını, iç çatışmaların bir göstergesi olabileceği düşüne bilinir.

RESİMLERDE Kİ FİGÜRLERİN ANLAMLARI İNSAN FİGÜRÜNDE Kİ KISIMLARIN ANLAMLARI

Büyük veya çok küçük kafanın çizilmesi zihinsel aktivite de problemlerin olduğunu,zihinsel geriliği ifade eder.
Vücudun organlarının çizilmemesi veya eksik bırakılması endişe duyulan,rahatsızlık hissedilen kısımları yansıtır.
Kolların abartılı çizimi aile içi ve çocuğa yönelik şiddeti, Kolların çizilmemesi ise güç ve kuvvetin azlığını,
Ağzın büyük veya küçük çizimi dil ve konuşma problemi Ağzın çizilmemesi iletişim problemlerini....
Gözlerin büyük çizimi merakı,boş ve anlamsız bakan gözlerin olması görme problemini ve görmeye bağlı öğrenme problemlerini...
Burunun abartılı çizimi astım ,bronşit vb. solunum yoluna bağlı problemlerin olduğunu...burunun çizilmemesi güç savaşını,güçsüzlüğü,desteksizliği..
Kulakların normalinden farklı ,büyük veya küçük çizimi işitmeye bağlı problemlerin olduğunu....
Ellerin çok büyük çizilmesi dayağı ,şiddeti,çalma eylemlerini,çok küçük çizilmesi ise güvensizliği,çevreye uyum güçlüğünü ....
Ayakların abartılı çizimi kendine olan güveni,küçük çizilmesi ise güvensizliği ve yardımsızlığı,
Cinsel organların çizimi saldırganlığı,aşırı endişeyi ve anne babayı çıplak görmüş olmayı temsil etmektedir.

EV FİGÜRLERİNİN YORUMLANMASI

Ev çocuğun duygusal yaşamının oluştuğu merkezdir. Evin saydam olarak çizilmesi,yaşamı canlılığı , içini göstermeyen duvarların çizilmiş olması ise karamsarlığı,yaşam ifadesinde ki güçlükleri,kendini anlatmakta karşılaşılan zorlukları ifade etmektedir.
Evlerdeki bacalardan yükselen kalın dumanlar aile için de yaşanılan kavgaları,çatışmaları ,sürtüşmeleri gösterir.
Yüksek binalar ve gökdelenler çocuktaki özlem ve komplekslerin ,gerginliğin yansımasıdır . Ezilme ve başkaldırı vardır.
Evlerden çıkan yollar rehberliğe ,yol gösterilmeye duyulan ihtiyaçtır.
Resimlerde, insan resimlerinin azlığı veya yokluğu sosyal ilişkilerde kopukluğu belirtir.İnsan figürünün çokluğu ise sosyal ilişkilerde ki gelişmişlik düzeyini belirtir.
Çizilen kuş resimleri özgürlüğe duyulan ihtiyaç hasrettir
Çizilen ağaçlarda meyve olması verimli olma isteği yeşil yapraklı ağaçlar canlılığı,solmuş yapraklı ağaçlar ve yaprak dökümü ölüm isteğini,ağaç köklerinin olması içgüdüye önem vermesi ve bağımlılık duygularını yansıtır.
Resimlerde çok bulut veya koyu renkli bulutların olması çözülemeyen problemleri ifade edmektedir.

ÇOCUK RESİMLERİNİN GENEL OLARAK YORUMLANMASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

Çocuğun bize kendisini yansıtması ve olaylar hakkında duygu ve düşüncelerini ifade etmesinde,yalın bir anlatım aracı olan resmim önemi büyüktür. Resim etkinliğinin aynı zamanda sözsüz dili oluşturması ve bu yolla anlatımın kolay olması, yaşı ve kişilik özellikleri nedeniyle sözlü iletişim kurmakta güçlük çeken çocukları tanımada da önemli bir teşhis aracı olmasını sağlamaktadır.
Çocuk resimlerini yorumlarken ,dikkat etmemiz gereken bazı önemli noktalar bulunmaktadır.
Tek resimden yola çıkarak yapacağımız bir değerlendirme bize hatalı sonuç verebilir. Çocuğun diğer resimlerinede dikkat etmeli ve toplu bir değerlendirme yapılmalıdır. Resim değerlendirmesine başlamadan önce.....Çocuğun genel tutum ve davranışlarını ,içinde yaşadığı
Psikolojik sosyo-kültürel ve ekonomik durum,arkadaşlarıyla kardeşleriyle ilişkileri,okul ve aile içi ilişkileri çocuğun yaşını,cinsiyetini,ailede kaçıncı çocuk olduğunu varsa uyum ve davranış sorununun türünü, ailesinin genel özelliklerini,okul başarısını,çocuk hakkındaki genel izlenim ve görünüm ,diğer önemli özellikleri de göz önünde bulundurulmalıdır.
Resim aynı zamanda öğrenilen bir davranıştır. Resim çizmede öğretmen faktörü de önemlidir. Çocuklar resim çizmeyi kendi kendilerine,ailelerinden,öğretmenlerinden veya arkadaşlarından öğrenebilirler.
Konu seçimi yapmadan 'Hadi bakalım bize bir resim çiz' dediğimizde ,çocuk ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda içinde yaşadığı psikolojik duruma ve hayal gücünün de etkisiyle resim çizebilir .Serbest konu verdiğimizde çocuğun çizmiş olduğu resimdeki tema da çok önemli-dir .
Unutulmamalıdır ki, resim değerlendirilmesi projektif bir tekniktir.Yorumlar, yorumlayana göre değişkenlik gösterebilir.

ÇİZGİLERİN YORUMU

Büyüklük:Çok büyük ve çok küçük resimler anlamlı olabilir.

Büyük Resimler :Sayfanın tamamını kaplayan çok büyük resimler

Küçük Resimler:Birkaç cm büyüklüğünde ki resimler

-İç kontrol zayıflığı

-hiperaktivite

-Dikkat dağınıklığı

-Saldırganlık

-Ürkek

-Benlik Saygısı düşük

-İçe dönük

Abartılı Çizimler: beden kısımlarının abartılarak büyük veya küçük çizilmesi

Baş

Zihinsel açıdan kendini yetersiz gören çocuklar

Ağız

Konuşma ve dil problemi olan çocuklar

Bağımlı çocuklar

Gözler

Göz bebeği olamadan çizilen resimler görme problemi olan çocuklar

Güvensiz ve şüpheci

Ayaklar

Güven isteği,

Kaygı

Burun

Solunum güçlüğü çeken çocuklar

Kulaklar

İşitme problemi

Kuşkucu,(başkaları tarafından dinlenme )

Cinsel Organlar

Saldırganlık

Dürtü kontrolü zayıf

Eksik ve Unutulan Çizgiler:Bazı beden kısımlarının çizilmemesi veya belirgin olmaması

Eller

Güvensizlik

Çevreye uyumda güçlük

Kollar

Güvensizlik

Güç ve kuvvet azlığı

Bacaklar

Çocuğun kendini desteksiz

Hareketsiz algılaması

Ayaklar

Kendine güvensizlik

Burun

Benlik saygısı düşük

ağız

İlişki kurmakta zorluk

kaynak;www.cocukgelisimi.com sitesi

Devamını Oku

Fobiler

Aviofobi: Uçuş korkusu.
Klostrofobi: Kapalı yer korkusu.
Batofobi: Derinlik ya da yüksek binaların yanından geçmekten korkusu.
Ailurofobi: Kedilerden korkma.
Arakibutirofobi: Yerfıstığı ezmesini yerken damağa yapışmasından korkma.
Venüstrafobi: Güzel kadınlardan korkma.
Politikofobi: Politikacılardan korkma.
Peladofobi: Kel insanlardan ya da kelleşmekten korkma.
Fobofobi: Korkmaktan korkma.
Eisoptrofobi: Aynalardan korkma.
Erotofobi: Cinsellikten korkma.
Filofobi: Aşık olmaktan korkma.
Agirofobi: Caddelerden korkma.
Antropofobi: İnsanlardan korkma.
Araknofobi: Örümceklerden korkma.
Tokofobi: Gebe kalmaktan ya da çocuk doğurmaktan korkma.
Triskaidekefobi: 13 sayısından korkma.
Tripanofobi: İğne olmaktan korkma.
Musofobi: Farelerden korkma.
Nekrofobi: Cesetten korkma.
Ofidiyofobi: Yılanlardan korkma.
Okofobi: Taşıtlardan korkma.
Rantofobi: Her şeyden korkma.
Gametofobi: Evlenmekten korkma.
Ksenofobi: Yabancıdan korkma.
Tapofobi: Canlı canlı toprağa gömülme korkusu .
Amnezifobi: Hafızasını kaybetmekten korkma .
Aritmofobi: Sayılardan korkma .
Helyofobi: Güneşten korkma .
Karnofobi: Etten korkma .
Lökofobi: Beyaz renkten korkma .
Nozokomefobi: Hastanelerden korkma .
Testofobi: Testlerden ya da sınavlardan korkma .
Devamını Oku

Çocuklarda dil gelişimi

Çocuklarda dil gelişimi

6 yaşındaki kızım Melis, bir iki ay içinde inanılmaz büyüdü. Karşılıklı sohbetlerimizde düzgün cümleler kurmaya başladı.Söyledikleri daha anlamlı ve duygu yüklü. Büyüdüğünü konuşmalarından daha iyi anlıyorum.Çocuklarda dil gelişiminin ne kadar önemli olduğunu unutmayalım. Bu sebeple sizlerle bazı bilgileri paylaşmak istedim.Bebeğinizin doğumdan itibaren her aşamasını takip edin.Çocuğunuzun dil gelişiminin doğru yönde ilerlemesi ileriki yaşlar için çok önemli.

Konuşması geciktiyse...
Konuşmanın gerçek anlamda gecikmesinin birkaç ana nedeni vardır. En sık rastlanan nedenler işitme sorunları ve iletişim kurma konusunda isteksizliktir.

Doğuştan gelen bir sorun nedeniyle ya da sık geçirilen ortakulak iltihabı sonucunda işitme zorluğu olduğunda çocukların çevrelerinde konuşulanları anlamaları konuşmaları etkilenecektir. Çocuğunuzun iyi işitmediğini düşünüyorsanız bu kaygınızı mutlaka doktorunuzla paylaşın.Günümüzde doğumdan hemen sonra yapılan basit bir test ile bebeğin herhangi bir işitme sorunu olup olmadığını tesbit etmek mümkün.

Bazı gelişimsel bozukluklar sosyal hayat için çok gerekli olan iletişim gereksinimini ortadan kaldırmaktadır. İletişim gereksinimi olmadığında konuşmanın gelişmesine de gerek kalmamakta. Otizm ve benzeri rahatsızlıkların ilk belirtileri içe dönüklük ve konuşma gecikmesidir. Konuşma gecikmesi olan çocukların gelişimsel açıdan değerlendirilmesi iyi olurşmanın mümkün olduğunca normal
gelişebilmesi için çok önemli. .
Çocuğun Konuşmayı Öğrenmesine Yardımcı Olacak İpuçları

Çocukların konuşmayı öğrenmesi çok karmaşık bir süreçtir. Bu aşamada sizin katkınız da çok önemlidir. Bu konuda bazı öneriler verilebilir:

  • Çocuğunuza konuşmak için zaman ayırın. Onun yaptıkları ya da kendi yaptıklarınız hakkında sohbet edin.
  • Onunla konuşurken sıranızı bekleyin; bir şey söyleyin ve size yanıt vermesine fırsat tanıyın.
  • Günde en az bir saat, onunla yüz-yüze konuşmak için zaman ayırın.
  • Odadaki TV, radyo, video, müzik ve bilgisayar oyunları gibi gereksiz seslerin olmadığı ortamda iletişimi deneyin.
  • Az konuşmanın çocuğunuzun sizinle konuşmasını zorlaştıracağını unutmayın.
  • Konuşurken çocuğunuza bakın ve size dikkat ettiğinden ve dinlediğinden emin olun.
  • Çocuğun ifadesinde kullandığı yanlış sözcükleri, "yanlış kullandın" gibi uyarmalar yerine, doğru model olarak, kısa cümle içinde tekrar etmeniz uygun olacaktır.
  • Dilin, iletişim için gerekli olduğunu ona hissettirin. İşaretle ya da nesnenin ismini söylemeye çalışarak, bir şey istediği zaman; örneğin "Süt mü istiyorsun?" gibi yönergelerle, ona hem uygun konuşma modeli olun hem de istediği nesneyi vererek kendisini ödüllendirin.
  • Çocuğunuzun her sözcüğü söyleme çabasını övgü ile pekiştirin.


YAŞ TEMEL SOSYAL VE DİL İŞLEVİ

Doğum

İnsan sesiyle rahatlar, ağlaması yaygın olarak rahatsızlık ve açlık ifade eder.

6 hafta

İnsan sesine tepki verir, yumuşak ve keyifli sesler çıkarır; yardım istediği zaman ağlar.

2 ay

Değişik sesleri ayırdetmeye başlar; yumuşak ses tonu daha çok gırtlaktan çıkar.

3 ay

Başını sese doğru yönlendirir; başkalarının konuşmasına sesle cevap verir; mırıltıya başlar, ve değişik heceleri ritmik şekilde tekrarlar.

4 ay

Değişik ses perdelerini kullanmaya başlar, ses tonlarını taklit eder.

6 ay

Başkaları tarafından çıkarılan sesleri taklit etmeye başlar.

9 ay

Yetişkinlerin tonlamasına benzer şekilde anlam ifade eden tonlamalar yapar.

12 ay

Kelime hazinesini geliştirmeye başlar; 12 aylık bir bebeğin kullandığı 5-10 kelimesi olabilir ve sonraki 6 ayda iki katına çıkacaktır.

24 ay

Kelime hazinesi hızlı bir şekilde artar ve tahminen 200-300 kelimeye ulaşabilir; kelimeler genellikle günlük nesnelerdir; ifadeleri tek kelimeliktir.

36 ay

900-1000 arası kelime hazinesi vardır; 3-4 kelimelik basit cümleler kurar (özne ve yüklem); iki kelimeli komut cümlelerini anlar.

3 - 4 YAŞ GRUBU DİL GELİŞİMİ

. Günlük yaşamımızda kullandığımız, içmek, açmak, kapamak, uyumak gibi eylemleri belirten resimleri isimlendirebilirim.
· Özellikleri belirtilen nesneleri getirebilirim.
· İki eylem gerektiren direktiflere uyabilirim.
· Çevremdeki nesneleri tanır ve onları adlandırabilirim.
· Söylemesem bile dokuzyüze yakın kelimeyi anlayabilirim.
· Iki ayri nesneli eylemi gerektiren emirleri yerine getirebilirim.
· Beş kelimeli cümle kurarak konuşabilirim.
· Zamirle kendimi ifade edebilirim.
· Sesimin tonunu ve hızını ayarlayarak konusabilirim.
· Yaptığım bir resmi anlatabilirim.
· Kendi kendime konuşur ve çok soru sorarım.
· Onsekiz adet nesne kartı içinden en az on tanesinin ne olduğunu söyleyebilirim.
· Altı kelimelik bir cümleyi, söylendikten sonra tekrarlayabilirim.
· Bir hikaye oluşturup anlatabilirim.
· Olayları birbirine bağlayıp olan biteni anlatabilirim.

4-5 YAŞ GRUBU DİL GELİŞİMİ

. Özellikleri belirtildiğinde vücudumun kisimlarini gösterebilirim.
· Üç nesneli ve davranişlari emirleri yerine getirebilirim.
· Resimleri mantikli bir şekilde açiklayabilirim.
· Tek başima 3-4 misralik basit şarkilari söyleyebilirim.
· Düzgün ve tam cümleler kurabilirim.
· Yedi kelimeden oluşan cümleleri kurabilirim.
· Geçmiş şimdiki ve gelecek zamanlari doğru olarak kullanabilirim.
· On sekiz adet değişik nesne resminden on dört tanesinin ismini söyleyebilirim.
· Yakin zamanda yaşanmiş olaylari anlatip, olaylar arasinda ilişki kurabilirim.
· Ev adresimi söyleyebilirim.
· Kaç yaşimda olduğumu söyleyebilirim.
· Sürekli olarak "neden, ne zaman, nasil" gibi sorular sorabilirim.
· Kelimelerin anlamlarini merak ederek ne olduğunu sorabilirim.
· Gerçekleri hayallerimle kariştirarak hikayeler anlatabilirim.
· Artik konuşmalarimda bebeksi konuşmalara yer vermem veya çok az konuşurum.

5-6 YAŞ GRUBU DİL GELİŞİMİ

. Adimi soyadimi söyleyebilirm
· Ailemdeki kişilerin isimlerini söyleyebilirim
· Telefonumu ve ev adresimi söyleyebilirm
· 6-8 kelimelik cümleler kurabilir, söylendiğinde tekrarlayabilirim
· Somut nesneleri yapilarina gore daha ayrintili olarak tanimlayabilirim
· Soyut nesnelerin anlamlarini sorabilirim
· Zit anlamli soyut kelimeleri söyleyebilirim
· Zit anlamli somut kelimeleri söyleyebilirim
· Günlük yaşantimi anlatabilrim
· Yer ve hareket tarif edebilirim
· Niçin sorusunu açiklayarak cevaplayabilrim

Kaynak: Development of the Child's Brain and Behavior. B.Kolb ve B.Fontie.

Devamını Oku

Evren bilim, Kozmik bilinç

Evren bilim / Kozmik bilinç

Kozmik bilinç, "evrendeki bilim" demektir ve kozmik bilinç kainatı idare eden tek bir merkez güç olduğunu ve merkezin de bize neler bildirdiğini araştırmaktadır.

Korman TÜRKMEN, Milliyet Blog yazarı

Kainatı anlamak için, uzay ve zaman ilişkisinden sıyrılarak kozmik bir bilince ermek gereklidir.

Zira, kozmik bilinç kainatta olan hadiselerin nasılını, niçinini, nedenini araştırmaktadır.

Kozmik bilinç, "evrendeki bilim" demektir ve kozmik bilinç kainatı, hayvanatı, nebatatı idare eden tek bir merkez güç olduğunu ve merkezin de bize neler bildirdiğini araştırmaktadır. Kozmik bilinç bu yönü ile, kainat kitabıdır. Yani insan ruhen üstün vasıflar kazandığında kozmik bilinç ve ötesine geçebilecek ve tüm bu kozmik enerjiden yansıyan bilgiler insana bildirilecektir. Yaratıcı bize sonsuz bilgi vermiştir, ama bunu kullanmak için belli başlı bazı şeylerden geçmemiz ve ruhen olgunlaşmamız gerekmektedir. Yani , insan’ın içindeki sır ve bilgi kozmik bilgidir ve bu kozmik bilince ancak ruhen erişilebilir.

Normalde bizim konuştuğumuz veya duyduğumuz ses dalgaları, kozmik evrende mevcut olan bütün ses dalgaları içersinde bir iğne ucu kadar yer tutar. Gördüğümüz renkler ise, sadece kırmızı ile mor arasındaki renklerdir. Yine algıladığımız kokular, hisler, duygular bizim ölçülerimize göredir, fakat bunun ötesinde başka alemler, boyutlar vardır ve kozmik bilinç bunu araştırır.

Dünyanın büyük bir patlamayla (Big Bang) oluştuğunu ve bu patlamayla devamlı bir enerjinin yayılıp genişlediğini ve genişlemeyle birlikte kozmik enerjinin ortaya çıktığını algılayabilirsek, kainatı anlayabilir ve bu kozmik enerjiye bağlanabiliriz. Yani uzayın genişlemesi ve yayılan enerjinin tüm kozmosu etkilediğini göz önünde bulundurursak, bizlerin de bu enerjiden etkilendiğimiz aşikardır.

İnsan kozmolojik bir canlıdır ve etrafında sürekli enerji varlıkları (melekler) bulunur. Ruhumuz ise bilinç ötemiz ile bağlantılıdır ve hayal zannettiğimiz şeyler, aslında gerçektir. Bizim ruh halimize ve düşüncelerimize göre, etrafımızdaki bu kozmik enerji şekil değiştirmektedir.

Aslında insan, diğer kozmik varlıklar gibi, sürekli enerji yansıtan (bio enerji) ve kozmik bilinç ötesine geçebilen (astral seyahat) bir varlıktır. Ama malesef, çok az insan bu yönde kendisini geliştirmek ya da bu yönünü kullanmak ister. Yaratıcı bize kendi kozmik enerjisinden vermiştir ve insan bu yönü ile yaratıcının boyası ile boyanmıştır. Bizi kuşatan kozmik enerjiden ve renklerden istifade ederek, ruhsal bio enerjimizi yansıtabilme gücüne erişebilmek için; öncelikle, meditasyon (bilinç ötesine geçiş) yapılmalı ve daha sonra ise, ruh bedeni ile düşünme ve algılama yeteneğine ulaşmak gereklidir.

Bu yönde kendisini geliştirmek isteyen insanlar için kozmik kapılar ve kozmik bilgiler her zaman açıktır.
Devamını Oku

PİRAMİTLER, MISIR PİRAMİTLERİ, MISIR PİRAMİTLERİNİN GİZEMİ


MISIR PİRAMİTLERİNİN GİZEMİ


PİRAMİTLER'in sayısı 80'e yakındır. Hepsi Nil’in sol kıyısına kurulmuş ve vadide 40 kilometrelik birzunluk içine yayılmışlardır. Bazıları ayrı olmakla birlikte çoğu grup halindedir.
Piramitler içinde en çok ilgi çekenleri üç büyük piramit olarak bilinen Giza şehri civarında bulunan abidelerdir. Bunlar varsayılan kurucularının adlarına göre ayrılmaktadır: Keops (Kufu), Kefren ve Mikerinos. Bu üç Giza Piramidinin geometrik ve gözlemsel ilkelere dayalı bir plana göre inşa edildiği ve bu planın da doğrudan astronomik gözlemlere dayandığı ileri sürülmektedir.



Kufu ya da Keops diye de adlandırılan Büyük Piramit, üç büyük piramidin ilki ve en kuzeydekidir. 137 metre yüksekliğindeki ve yaklaşık 6.5 milyon ton ağırlığındaki Büyük Piramit, şimdiki Kahire şehri yakınlarında tam olarak Nil Deltası’nın tabanına yerleştirilmiştir. Mısır astronomi bilgini Mahmut Bey, Keops’un binlerce yıl önce dolanımının en yüksek noktasına varmış Sirius yıldızı ışınlarının piramidin güney tarafı üzerine diklemesine düştüğü bir devrede inşa edilmiş olduğunu söyler.
Piramidin yapım planında sık sık karşımıza çıkan 286,1022 sayısı anahtar sayı olarak kabul edilir, çünkü bu sayı güneş ve yıldız yılının değerini, güneş ile yeryüzü arasındaki uzaklığı, yeryüzü ile yörüngesi arasındaki ilişkiye göre yerçekimi kanununu ve yeryüzü yörüngesinin merkezkaç değişimlerinin sınırlarını belirlemeye olanak sağlamaktadır. Görüleceği üzere Piramit gerçek bir geometri ve ölçü harikasıdır. Birçok bilim adamı ve yazar Giza’daki Keops Piramidi’nin bugünkü bilim bilgileri ve makinelerle bile yapılamayacağını ısrarla söylemektedirler. Büyük Piramit, hiçbir zaman anlaşılmamış olan bir tekniğin ve dehanın gözle görülür tanıklığını yapmaktadır.

Peki Keops Piramidi’nin yüksekliğinin bir milyara çarpımının yaklaşık olarak güneşle dünyamız arasındaki uzaklığı vermesi bir rastlantı mıdır? Piramidin üstünden geçen meridyenin karaları ve denizleri tam eşit iki parçaya bölmesi bir rastlantı mıdır? Taban çevresinin, yüksekliğin iki katına bölünmesinin Pi sayısını vermesi bir rastlantı mıdır? Piramitte dünya ağırlığını gösteren hesapların bulunması bir rastlantı mıdır? Piramidin kurulduğu kayalık alanın büyük bir özen ve doğrulukla düzeltilmiş olması bir rastlantı mıdır? Bugünkü teknoloji ile yapılamayacak bir şeyi, eski Mısırlılar basit teknoloji ve sade aletleriyle nasıl yaptılar? Mısırlılara dünya-dışı zeka, ‘dışardan yardım’ mı geldi? Yoksa bu yapılar Dünya dışı Ziyaretçiler tarafından mı yapıldı.

http://www.silatur.com.tr/yurtdisi/misir.jpg



Büyük Piramit ( Khufu, Keops ) dünya karalarının tam ortasında bulunmaktadır. İnşası sırasında böyle dev bir yapının dünya karalar topluluğunun tam merkezine oturtulması için , yörenin , hatta dünyanın uzaydan görülmüş olması gerekirdi. Bu bakımdan ya uzaylılar ya da uzaylıların yetiştirdiği kimseler tarafından inşa edilmiştir. Araplar, Büyük Piramidin “Uzaydan Gelen Ruhlar “ tarafından inşa edildiğine inanırlar.

Her ne kadar okullarımızda okutulan tarih kitaplarında hala mezar anıt olarak yazılıysa da , Büyük Piramidin Firavun mezarı olarak yapıldığıyla ilgili bilgi , geçerliliğini gün geçtikçe yitirmektedir. Onun yerine onun bir inisiyasyon merkezi hatta güç elde etmekte kullanılan bir enerji üretici olarak yapıldığı konusundaki bilgiler gün geçtikçe güç kazanmaktadır. Çok değişik alşimik çalışmaların yapıldığı ve bu çalışma ve denemeler için gerekli enerjinin üretildiği bir jeneratör olarak yapıldığı daha kuvvetli olasılık halinde karşımızda bulunmaktadır. Gerek bilinen ölçüleri, gerekse biçimiyle büyük Piramit ve ötekiler , mezardan çok bir güç üretici olarak yapılmış olabileceklerini düşündürmektedir. Böyle olunca da böyle bir yapının inşa bilgisinin kaynağı Raymond Drake’in belirttiği gibi ya uzaylılardır ya da onların öğretisinden yararlanmış seçkin kişilerdir.


Ruhsal yetenekleri gelişmiş kişilerin ifade ettiklerine göre , Büyük Piramit manyetik güç yayımını hala devam ettirmektedir. C.H. Williamson ‘un “Other Tongues , OtherFlesh “ ( Başka Diller , Başka Bedenler ) isimli eserinde belirttiğine göre , dünya dışı kökenli insanlar yapıyı meydana getiren çok iri taşları antigravitasyon ya da sonik yöntemlerle ilgili bilgileri uygulayarak yerleştirmişlerdi. Belki de bu insanlar aynı güçleri kendi uzay araçlarını hareket ettirmede de kullanıyorlardı.

http://manzara.resimleri.tv/albums/userpics/10001/normal_Giza,_Egypt_2001.jpg



Keops Piramidi ya da Büyük Piramit , Kahirenin 16.km. kadar batısındadır. Taban yüzeyi yaklaşık 53.000 m2’lik bir alanı kaplar. Orijinal yüksekliğinin 146 ile 148 m. arasında olduğu tahmin edilir. İnşa edildiği dönemde üzerinde bulunması gereken Kapak Taşı’nın artık olmaması nedeniyle şimdiki yüksekliği 137 metre kadardır. Yapılan hesaplara göre Büyük Piramit İngiltere’de Hz. İsa’dan bu yana inşa edilmiş olan tüm katedral , kilise ve şapellerden daha fazla taş kütlesine sahiptir.

Keops Piramidinin yapımında 2.600.000 adedi aşkın granit ve kireçtaşı blok kullanılmıştır. Blokların ağırlığı 2 tondan 70 tona kadar değişir. Santimetrenin 40’da birine kadar bir hassasiyetle kesilen bloklar o kadar hassas bir şekilde birleştirilmiştir ki , aralarındaki derzlerin açıklığı hiç bir zaman santimetrenin 20 de birini aşmaz.
Arap tarihçisi Abu Zeyd el Balkhy. Eski bir yazılı kaynağa dayanarak Büyük Piramidin “ Çalgı Takımyıldızı (Lyra ) Yengeç burcundayken , yani hicretten 2 kere 36.000 yıl önce “ inşa edildiğini yazar. Bu da yaklaşık olarak günümüzden 73.000 yıl öncesine denk gelir. Ayrıca piramit üzerinde yapılan Karbon-14 tarih belirleme çalışmaları da yine M.Ö 71.000 yılını göstermektedir.

Kefren Piramidi de Büyük Piramidin hemen yanında yükselir.

Yüksekliği ilkinden biraz daha azdır. Ancak daha yüksek bir taban üzerinde inşa edildiğinden Büyük Piramitten daha yüksekmiş gibi görünür. Taban kenarı 216 metredir.

Mikerinos Piramidi ise

70 metrelik yüksekliği ve 108 metreyi bulan taban kenarı ile diğerlerinin yanında çok küçük kalmaktadır. Giza düzlüğünde yer alan bu üç piramidin önemli ortak özellikleri vardır Şöyle sıralayalım :

Yapıların yüzleri yere 52 derecelik açı yapar.

Giriş yerleri kuzey yüzlerinde açılmıştır ve giriş geçitleri yerle 26 derecelik bir açı yapar. Bu doğrultudan gök kutbuna bakarlar.

Bu gün için astronomi ve matematik sayesinde çözülebilen karmaşık bir mimari yapıya sahip piramitler hakkında şöyle bir örnek fikir verebilir:

52 derecelik açı , piramitlerin inşaatçıları için “dairenin kare haline getirilmesine ilişkin Kutsal Geometri probleminin çözümünü sağlayan bir unsur olmuştur. Bu eğimde , yani 51 derece 52 dakikalık bir açıda yapılmış bir piramidin yüksekliği ile tabandaki çevre uzunluğu arasındaki oran , bir dairenin yarıçapı ile çevresi arasındaki orana eşittir. Bu oran ½ değerindedir. Sonuçta Gize piramitlerinin inşasında pi = 3.1415 değerinin kullanılmış olması günümüz bilim adamlarının şaşırtıcı bulduğu bir gerçektir.

Resim: www.thewallpapers.us/.../751/piramitler.jpg


Eski Mısır’ın D.D uygarlıklarla kurdukları bilimsel, sanatsal ve kültürel bağları örneklerken üzerinde durmak istediğimiz konu Piramitlerin mimari, arkeolojik ve matematiksel yönlerinden çok , kozmik anlamları. Bu nedenle şimdi birazda Giza Piramitlerini okült açıdan inceleyelim.

Teozofist A.P. Sinnett, Büyük piramidin yapımıyla ilgili şunları söylüyordu:

“ Keops Piramidinin yapımında kullanılan taşların manipülasyonu, ancak ve ancak , daha sonraları insanların yitirdikleri belirli bir doğa bilgisinin bu işte kullanılmış olmasıyla açıklanabilir. Doğanın gizemiyle ilgili o bilginin Veli bekçileri , ağır cisimlerin fiili ağırlığını istedikleri gibi değiştirebilecek şekilde maddenin çekimini kontrol edebilirler ve daima da edebilmişlerdir."

"Dev yapılar mimarisinin harikaları işte böyle açıklanır. Piramitlerin yapımını yöneten üstatlar , kullanılan taşları kısmen levite etmek şekliyle bu işlemi kolaylaştırmışlardı. Majik asalar... Üstatlara eski çağlarda , doğanın kudretini açığa çıkaran anahtarlar teslim edilirdi. Gizli kelimeler ve vibrasyonel motor... Dalga boyları ve dev granit blokların levitasyonu.”

Okültist Annie Besant ise şöyle diyordu:

“ Mısır’daki taşlar ne sırf kas kuvvetiyle, ne de modern teknolojiyi aşan hünerli cihazlar kullanılarak dikilmişti. Bu taşlar , dünyasal manyetizmin güçlerini anlayan ve kontrol edebilen kişilerce dikilmişti. Neticede , taşlar ağırlığını kaybediyor ve tek bir parmağın temasıyla yönetilmek suretiyle havada yüzerek, belirlenen yerlerine oturuyorlardı.”

Annie Besant “ Dünyasal manyetizmanın güçlerini anlayan ve kontrol edebilen “ kişilerden söz ederken acaba kimleri kastediyordu?...

Çağlar boyunca sırlarını hiçbir uygarlığa açmadan , günümüze kadar gelen piramitler , dünya bilim ve teknolojisini aşan bir teknik, mimari bilginin ürünüdürler. Bu bilgi D.D kaynaktan gelmiş ve hala dünya

bilim adamları tarafından çözülememiş olabilir mi ?

Çok eski efsanelerde piramit inşasında kullanılan “majik çubuklar”dan söz edilir. Bu çubuklarla belirli bir dalga boyunda olmak üzere , önceden tespit edilmiş bir vibrasyonel ses tonu oluşturulabiliyordu. Walter Owen 1947 yılında sesin ezoterik kullanımı hakkında şunları yazmıştı: “ Ses herkesin düşünemeyeceği türden imkanlar taşıyan bir kudrettir. Ve bu kudretin kullanımı , kadim ermişlerin bildikleri , fakat günümüzün emekleyen biliminin yitirdiği ve ya karşısına geçip dudak büktüğü bir bilimdir. Kozmosun çevresi ve dokusu ses kudreti sayesinde ayakta durmaktadır ve yine ses kudreti sayesinde çözülerek yok edilebilir. Mısırlı rahipler bu bilgiye sahiptiler.”

http://www.iho-ohi.org/wp-content/egypt-giza-sphinx.jpg



İster istemez akla şu soru geliyor ; Mısırlı rahipler bu bilgiyi nereden almışlardı?,

Mühendis Rudolph Gantenbrink’in 1993 yılında Büyük Piramitte gerçekleştirdiği buluş da aynı ölçüde ilgi çekicidir. Gantenbrink ve ekibi “UPUAUT 2” ismini verdikleri küçük bir robot aracı Kraliçe Odası’ndaki hava kanalının içine yollamış ve bugüne kadar hiç bilinmeyen 60 metrelik bir tünel bulmuştu (Altta). Gantenbrink, iki haftalık bir çalışmadan sonra 4500 yıllık metal bir kapıya ulaştığını söylüyor ve bu kapının bilinmeyen bir alana açıldığını iddia ediyordu. Fakat ne yazık ki kapının keşfinden sonra geçitlerdeki tüm araştırmalar Mısırlı yetkililer tarafından durdurulmuş ve yeniden başlatılmasına izin verilmemiştir. Yani yine bişeyler örtbas edilmeye çalışılmaktadır...

Kahire'de bulunan " Keops piramidi " nin 12 ton agirliginda iki buçuk milyon bloktan olustugunu, Günde on blok
yerlestirilmesi halinde yapiminin 664 yil sürecegini, Piramidin üstünden geçen meridyenin karalari ve denizleri tam esit iki
parçaya böldügünü ve piramidin dünyanin agirlik merkezinin tam ortasinda bulundugunu
Yüksekliginin (164 m.) bir milyarla çarpiminin günesle dünyamiz arasindaki uzakligi verdigini, Tabanalaninin,yüksekliginin iki katina bölünmesinin pisayisini verdigini,

Piramitlerin içerisinde "ultrasound", radar,sonar
gibi cihazlarin alismadigini, Kirletilmis suyun bir kaç gün
piramidin içinde birakildiginda aritilmis olarak
bulundugunu, Piramidin içerisinde sütünbir kaç gün süreyle taze kaldigini ve sonunda bozulmadan yogurt haline geldigini,

Bitkilerin piramit içerisinde daha hizli büyüdüklerini, Çöp bidonu içindeki yemek artiklarinin hiç koku yaymadan
mumyalastiklarini, Kesik, yanik, siyrik ve yaralarin piramidin içinde daha çabuk iyilestigini, Piramidin
içinin göreli olarak yazin soguk, kisin sicak oldugunu, Piramit kimin adina yapildiysa onun bulundugu odaya yilda 2 kez
günes girdigini ve bu günlerin dogdugu ve tahta çiktigi günler oldugunu, Biliyor muydunuz?


Piramitler Tekrar İnşa Edilmek İstense...
1978'de Amerika'daki, Indiana Limestone Institute of America Inc. (dünyada kireçtaşı ocakları konusunda en büyük ve en uzman kuruluş), bugün Büyük Piramit gibi bir piramit inşa edilmek istense, insan gücü ve materyallerin ne olması gerektiği hakkında bir araştırma yapmıştır. Sonuç oldukça düşündürücüdür; şirket yetkilileri, piramitlerin inşasındaki zorluğu şöyle açıklamaktadırlar:
Eğer mümkün olan gücü maksimuma çıkartsak, bu da bugünkü üretimi üç katına çıkartmak anlamına gelir ki, bu kadar kireçtaşını ocaktan çıkarmak ve transfer etmek ancak 27 yıl sürer. Üstelik tüm bu çalışmalar Amerika'nın üstün teknolojisiyle yani hidrolik çekiçler, elektronik kristal başlı testereler kullanılarak yapılabilir. Bu büyük çaba, sadece kireçtaşını madenden çıkarmak ve onu taşımak için kullanılacaktır. Ve buna, Büyük Piramit'in inşası için gerekli olan laboratuvar testleri ve bunun gibi ön çalışmalar dahil değildir.

Sırlarla Dolu İnşa Teknolojisi
Antik Mısır'da inşa edilen ve günümüzde hala büyük bir hayranlıkla izlenen en önemli eserler gizemli piramitlerdir. Bu piramitlerin en ihtişamlısı olan "Büyük Piramit" şimdiye kadar dünya üzerinde inşa edilmiş en büyük taş yapı olarak kabul edilir. Bu piramitin nasıl inşa edildiği konusunda Herodot zamanından itibaren birçok tarihçi ve arkeolog, çeşitli teoriler ortaya atmıştır. Kimileri bu piramitin yapımı sırasında kölelerin çalıştırıldığını ve rampa tekniğinden basamaklı piramite kadar birçok yöntemin kullanıldığını savunmuştur. Bu yöntemlerin karşımıza çıkan manzarası şöyledir:
-Bu piramidi kölelerin inşa etmiş olma ihtimali durumunda, çalışan köle sayısının 240.000 gibi olağanüstü bir rakam olması gerekirdi.
-Eğer inşa tekniği olarak rampa yöntemi kullanılmış olsaydı, piramitin yapımı bittikten sonra bu rampanın yıkılması için yaklaşık 8 yıl gerekirdi. Mısır bilimcisi Garde-Hansen'e göre bu, oldukça saçma bir teoriydi. Çünkü bu rampanın yıkılmasından sonra geride kalan dev moloz artıklarını bir yerlerde görmemiz gerekirdi. Ama böyle bir delile hiçbir yerde rastlanmamıştır


Gardee-Hansen, diğer teorisyenlerin önemsemediği bazı yönleri ele almış ve şunları söylemiştir:

Piramidi ziyaret ettiğinizde şaşırtıcı görüntüleri gözünüzün önüne getirmeye çalışın: 5000 yıl önceki taş ocağı işçisi, günde, piramitlerin inşasında kullanılan 330 taş blok üretiyor. Suyun bastırdığı mevsimde, günde 4000 blok Nil nehrinin üzerinde taşınıyor ve Giza platosuna gelindiğinde bu taşlar platodan yukarıya taşınarak, piramidin inşa edileceği bölgeye ulaştırılıyor. Eğer bu şartlar altında taşıma işlemi gerçekleşiyor olsaydı, dakikada 6.67 blok taşınması gerekirdi. Bu sonuç, sunulan teorinin geçersizliği için yeterli bir rakamdır.
-Tüm bunların yanında, piramidin bir yüzeyinin alanının yaklaşık olarak 2.5 hektar olduğu düşünülürse, her bir yüzeyin yaklaşık olarak 115.000 kaplama taşıyla kaplanmış olması gerekir. Bu taşlar da öylesine itinayla yerleştirilmiştir ki, taşlar arasında bırakılan mesafe bir kağıdın geçmesine olanak vermeyecek derecede dardır
Tüm bunlar piramitlerin yapımlarıyla ilgili sırların günümüz bilim ve teknolojisiyle dahi çözülemediğini gösteren bilgilerden bazılarıdır.
Devamını Oku