s etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
s etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

315 hadis, veda hutbesi

1. Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz

2. İnsanların Peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap!” sözüdür.

3. Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.

4. Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz

5. İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez

6. İslâm, güzel ahlâktır

7. Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran.

8. Allah, sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur.

9. İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü “Lâ ilâhe illallah (Allah’tan başka ilah yoktur)” sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır.

10. Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.

11. İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz

12. Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü’min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz.

13. İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız.

14. Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir

15. Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah’ın kulları, kardeş olun.

16. Bir müslümana, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz.

17. Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür.

18. (Mümin) kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme.

19. (Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır.

20. Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.

21. Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır. Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir.

22. Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir: Mazlumun duası, misafirin duası ve babanın evladına duası.

23. Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir hediye veremez.

24. Sizin en hayırlılarınız, hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır.

25. Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.

26. Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun

27. Cebrâil bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki; ben (Allah Teâlâ) komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim

28. Her insan hata eder. Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir.

29. Bizi aldatan bizden değildir.

30. Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden ya da affedilmedikçe) cennete giremezler.

31. İşçiye ücretini, (alnının) teri kurumadan veriniz.

32. İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir

33. En büyük günah) Allah seni yaratmış iken, O'na ortak koşmandır

34. Mü'minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar

35. "Amellerin en faziletlisi Allah için sevmek, Allah için buğzetmektir (sevmemektir)."

36. "Allah'a ve ahiret gününe iman eden komşusuna eziyet etmesin".

37. Hasedden kaçının. Çünkü o, ateşin odunu yiyip tükettiği gibi, bütün hayırları yer tüketir."

38. "Kim dünyada bir müminin ayıbını örterse, kıyamet günü Allah da onun ayıbını örter."

39. Ümmetimden kim dini işlerine dair kırk hadis ezberlerse, Allah Teâlâ onu alimler zümresinde haşr eder.... Ben de kıyamet gününde ona şahid ve şefaatçi olurum.

40. Ahlakı güzel olan insan her yaşta güzeldir.

41. Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur.

42. Üç dua vardir ki, bunlar süphesiz kabul edilir: Mazlumun duası, misafirin duası ve babanın evladına duası.

43. Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir hediye veremez.

44. Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.

45. İşçiye ücretini, (alnının) teri kurumadan veriniz.

46. "Kim güzelce abdest alırsa, o kimsenin günahları tırnaklarının altına varıncaya kadar bütün vücudundan çıkar."

47. "Temizlik imanın yarısıdır."

48. "Ezan ile kamet arasında yapılan dua reddedilmez."

49. "Büyük günahlardan kaçınıldığı müddetçe, beş vakit namaz ile iki cuma, aralarında işlenen küçük günahlara keffârettir."

50. "Cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan yirmi yedi derece daha faziletlidir."

51. Amellerin en faziletlisi Allah için sevmek, Allah için buğzetmektir.

52. Anneye yapılan iyiliğin mükâfâtı, iki mislidir.

53. Allah’ın katında arkadaşların en hayırlısı, arkadaşına en fazla hayrı dokunandır.

54. Beş vakit namazlardan sonra yapılan dua kabul olur.

55. İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Biri, Allah korkusundan ağlayan göz, diğeri de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz.

56. Cennet, anaların ayakları altındadır.

57. Çocuklarınıza öğreteceğiniz ilk söz Lailaheillallah olsun.

58. Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakadır.

59. Gıybet, insanın sevabını ve iyi amellerini, ateşin kuru odunu yaktığı gibi yakar.

60. Merhamet etmeyene merhamet edilmez.

61. Dünyada iken bir yolcu gibi yaşamasını bilin.

62. Haya (utanma) imandandır.

63. İki günü birbirine eşit olan zarardadır

64. İnsan, elinin emeğinden daha hayırlı bir yemek yememiştir.

65. İnsanların en şerlisi, ikiyüzlü olanıdır.

66. Kahraman, başkalarını yenen değil, öfkesini yenendir.

67. Üç şey ölüyü takip eder; ailesi eşi dostu, malı ve ameli. İkisi geri döner, ameli kendisiyle kalır.

68. Zenginlik mal çokluğu ile değil, gönül zenginliğidir.

69. Allah korkusuyla ağlayan bir kimse Cehennem ateşine girmez.

70. Çoğu sarhoşluk veren şeyin azı da haramdır.

71. " Allah bir kulu severse, onu çeşitli denemelere tabi tutar."

72. “Kabir, Cennet bahçelerinden bir bahçe yahut Cehennem çukurlarından bir çukurdur.”

73. Kur’anı okuyan ve ezberleyenlere hürmet edin. Onlara hürmet eden, bana hürmet etmiş olur.

74. Mü’minler, aralarında, duvarları birbirine destek veren bir bina gibidir.

75. Çocuklarınıza değer verin ve onları güzelce terbiye edin.

76. Üç kişi yolculuğa çıktığında, içlerinden birini başkan seçsinler.

77. Biriniz ayakta iken öfkelenirse otursun. Öfkesi geçerse ne ala. Aksi halde uzanıp yatsın.

78. Hz. Peygamber, çocuklara rastladığında, onlara selam verirdi.

79. Her duyduğunu söylemesi, kişiye günah olarak yeter.

80. Sizden biriniz, (din) kardeşinin aynasıdır. Öyle ise onun üzerinde rahatsız edici bir şey gördüğünde gidersin.

81. Sizden biriniz bir topluluğa vardığında selam versin. Ayrılırken de selam versin. Bu ikinci selam da, birincisi kadar önemlidir.

82. Allahın en çok kızdığı kimse, düşmanlıkta aşırı gidendir

83. Biriniz elinde bir fidan olduğu sırada kıyamet kopacak olsa, onu dikmeye gücü yeterse, diksin.

84. Her canının istediğini yemen, israftandır.

85. Kim günah işleyip de tövbe eden kimseyi, işlediği o günahtan dolayı kınarsa, kendisi o günahı işlemeden ölmez.

86. Allah’tan korkması, kişiye ilim olarak; kendini beğenmesi de cahillik olarak yeter.

87. Kişi, dostunun dini üzeredir . Bu nedenle, kiminle dost olacağına dikkat etsin!

88. Dünya, mü'minin zindanı, kafirin de Cennetidir.

89. Her iyilik bir sadakadır.

90. Allah’ım sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet

91. Müminlerin iman bakımından en olgunu, ahlâkça en güzel olanıdır.

92. Allah’tan korkunuz. Çocuklarınız arasında âdil davranınız.

93. Hayır, bir alışkanlıktır

94. Her kul öldüğü hal üzere diriltilir.

95. Kıyamet günü üç grup insan şefaat eder: peygamberler, sonra alimler, sonra da şehitler.

96. En üstün sadaka, bir Müslüman'ın ilim öğrenmesi ve sonra da öğrendiği ilmi Müslüman kardeşlerine öğretmesidir.

97. Kim Ramazan orucunu tutar ve ona Şevval ayından altı gün ilave ederse sanki bir yıl oruç tutmuş olur.

98. Hangi idareci yoksul ve düşkünlere kapısını kaparsa, Allah da ona fakirlik, ihtiyaç ve düşkünlüğüne karşı rahmet kapılarını kapar.

99. En hayırlılarınız Kur'an'ı öğrenen ve onu öğretenlerinizdir.

100. Kalbinde Kur'an-ı Kerim'den hiçbir şey bulunmayan adam harabe bir eve benzer.

101. İnsanlar arasında Allah'ın en çok sevmediği kimse, barışa yanaşmayan inatçı hasımdır.

102. Kim ilim tahsili için yola çıkarsa, dönünceye kadar, o Allah yolundadır.

103. Son nefesini vermedikçe Allah, kulun tevbesini kabul eder.

104. Sevindirin, nefret ettirmeyin, kolaylaştırın, zorlaştırmayın.

105. Zenginlik mal çokluğuyla değil, göz tokluğuyladır.

106. Hangi genç, yaşından dolayı bir ihtiyara hürmet ederse Allah da yaşlılığında ona hizmet edecek kimseler yaratır.

107. Ben yanında zikredildiğim zaman bana salât okumayan kimsenin burnu sürtülsün!

108. Üç kişi beraberken, ikisi aralarında özel konuşmasınlar, bu öbürünü üzer.

109. Size iki şey bırakıyorum. Bunlara uyduğunuz müddetce asla sapıtmayacaksınız: Allah'ın Kitab'ı ve Resûlünün sünneti.

110. Misafirlik üç gündür. Bundan fazlası sadakadır.

111. İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız.

112. Amellerin en faziletlisi Allah için sevmek, Allah için nefret etmektir.

113. Dostunu severken ölçülü sev, günün birinde düşmanın olabilir. Düşmanına da buğzunu ölçülü yap, günün birinde dostun olabilir

114. Dul ve kimsesizler için çalışan, Allah yolunda cihad eden veya gündüzleri oruç tutup geceleri de ibadet eden kimse gibidir

115. Kişi sevdiğiyle beraberdir.

116. Rabbini zikreden kişi ile zikretmeyen kimsenin benzeri diri ile ölü gibidir.

117. Kimse, öfkeli iken iki kişi arasında hüküm vermesin.

118. Yemeği birlikte yiyiniz; besmele çekiniz; yemeğiniz bereketlenir

119. Suyu deve gibi bir solukta içmeyin, iki-üç solukta için. Su içerken besmele çekin. Bitirince de Allah'a hamdedin.

120. Hasta ziyaretinde bulunan kimse, ziyaretten dönünceye kadar cennet meyveleri arasındadır.

121. Biriniz yemek yerken besmele çeksin. Şayet yemeğe başlarken besmele çekmeyi unutursa, hatırladığı anda baştan sona bismillah desin

122. Müslüman bir kimsenin, bir malda kusur olduğunu bildiği halde, müşteriye haber vermeden satması haramdır.

123. Namazı ayakta kıl, gücün yetmezse oturarak kıl, buna da gücün yetmezse yan üzeri (yatarak) kıl.

124. Bir kimsenin, izin almadan iki kişinin arasına oturması helal olmaz.

125. Müslümanın, müslüman üstündeki hakkı beştir: Selamını almak, hasta ziyaretine gitmek, cenazesine katılmak, davetine icabet etmek, hapşırınca yerhamukallah demek

126. Sizler kıyamet günü isimlerinizle ve babalarınızın isimleriyle çağırılacaksınız, öyleyse isimlerinizi güzel yapın.

127. Kim, Kur'an'ın hükümleri ve anlamı hakkında bilgisiz olarak konuşursa, Cehennemdeki yerine hazırlansın.

128. İlim öğrenmek üzere yola çıkan kimseye, Allah, Cennet yolunu kolaylaştırır.

129. İlimle meşgul iken uyumak, cahil olarak namaz kılmaktan daha hayırlıdır.

130. Namazın anahtarı temizliktir

131. Kim bir muhtaç Müslüman'ı giydirirse, elbise adamın üstünde bulunduğu müddetçe Allah'ın himayesindedir

132. Zekat İslam'ın köprüsüdür

133. Allah katında en makbul amel, az da olsa, devamlı olanıdır

134. Ya ilim öğreten, ya ilim öğrenen, ya dinleyen veya bunları seven ol. Sakın beşincisi olma! Yoksa helak olursun

135. İslam beş esas üzerinedir: Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak Kabe'ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak.

136. Sana emanet bırakanın emanetini geri ver. Sana ihanet edene ihanet etme.

137. "Eğer ümmetim üzerine zahmet vermeyecek olsaydım, her namazda misvak kullanmalarını emrederdim."

138. "Ümmetim, Kıyamet günü çağırıldıkları vakit abdestin izi olarak (nurdan) bir parlaklıkları olduğu halde gelirler. Öyleyse kimin imkanı varsa parlaklığını artırsın."

139. "Abdesti olmayanın namazı yoktur. Üzerine Allah'ın ismini zikretmeyen kimsenin abdesti de abdest değildir."

140. "Kim abdestinin başında Allah'ı zikrederse bedeninin tamamı temizlenir. Eğer Allah'ın ismini zikretmezse bu kimsenin sadece abdest uzuvları temizlenir."

141. "Allah, temizlik olmadan namazı, çalınan maldan da sadakayı kabul etmez."

142. "Muhakkak ki ağızlarınız Kur'ân'ın yollarıdır, onları misvakla temizleyin."

143. "Eğer siz hiç günah işlemeseydiniz, Allah Teâla hazretleri sizi helak eder ve yerinize, günah işleyecek (fakat tevbeleri sebebiyle) mağfiret edeceği kimseler yaratırdı."

144. "Müşrik olarak ölenle, bir müslümanı haksız yere öldüren hariç, Allah bütün günahları affedebilir."

145. "Kişi, elinin emeğiyle kazandığından daha temiz bir kazanç elde etmemiştir. "

146. "Emin, dürüst, Müslüman tacir, Kıyamet günü şehidlerle beraberdir."

147. "Himmet yönüyle insanların en yücesi hem dünya hem de ahiret işine himmet gösteren mü'mindir."

148. "Satış her iki tarafın rızasıyla olur."

149. "Gerek satıcı ve gerekse alıcı iken kolaylık gösteren kimseyi Allah cennete koyar."

150. "Tarttığınız zaman tartınızı ağır yapın."

151. "Resulullah (S.a.v) şöyle dua buyurdular: "Allah’ım, ümmetime, günün ilk vakitlerin(de yaptıkları iş)i bereketlendir."

152. "Resûlullah (S.a.v) buyurdular ki: "Mirac gecesi, bir kavme uğradım ki, karınları evler gibi iri idi. Bu karınların içi yılanlarla dolu idi ve yılanlar dışardan gözüküyorlardı. Ben: "Ey Cibril bunlar kimlerdir?"diye sordum. "Bunlar faiz yiyenler!" dedi."

153. "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Sattığın zaman tart, satın alınca tarttır."

154. "(Alıcı olmadığınız hâlde, fiyatları kızıştırmak için) müşteri ile satıcının aralarına girmeyin."

155. "Birinizin satışı üzerine başkası satış yapmasın."

156. "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ribâyı (fâizi) yiyene de, yedirene de lânet etti."

157. "Dinar dinarla, dirhem dirhemle başa baş misliyle değiştirilmelidir. Kim fazla verir veya fazla alırsa ribâya girmiş olur."

158. "Çok gülmeyin, çünkü çok gülmek kalbi öldürür."

159. "Ameller kap(ta bulunan madde) gibidir. En aşağısı (yani dipteki kısım) güzelse en yukarısı (yani üst kısmı) da güzel olur; en aşağısı bozulursa en üstü de bozulur."

160. "Şeytan tek başına olanla, iki kişi beraber olana sıkıntı verir. Eğer üç kişi olurlarsa onlara sıkıntı veremez."

161. "Bir sefere üç kişi beraber çıkınca birini emîr (başkan) yapsınlar."

162. "Kimin yanında fazla hayvan varsa, onu hayvanı olmayana versin. Kimin de fazla azığı varsa onu azığı olmayana versin."

163. "Ashabım yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız kurtuluşa erersiniz."

164. "Cennette yüz derece vardır. Her iki derece arasında yüz yıl(lık yürüme mesafesi) vardır."

165. "Cennete ne zengin cimri, ne de kaba merhametsiz girer."

166. "Kâfirin cehennemdeki bir azı dişi Uhud dağı kadardır. Derisinin kalınlığı da üç gecelik yol mesafesidir."

167. "Kim haksız olduğu bir münakaşayı terkederse kendisine cennetin kenarında bir ev kurulur. Haklı olduğu bir münâkaşayı terkedene de cennetin ortasında bir ev kurulur."

168. "Kur'an hakkında tartışma küfürdür"

169. "Kardeşinle münâkaşa etme, zîra münâkaşanın hikmeti anlaşılmaz, sıkıntısı eksik olmaz, tutamayacağın bir vaadde de bulunma."

170. "Şehidin ölüm (darbesinden) duyduğu ızdırab sizden birinin çimdikten duyduğu ızdırap kadardır."

171. "Kim sıdk ile Allah'tan şehid olmayı isterse, Allah onu yatağında ölse bile şehidlerin derecesine ulaştırır. "

172. "Allah yolunda kim tek bir yürüyüş yapsa, kendisine isabet eden toz, Kıyamet günü mislince misk olur."

173. "İki huy vardır ki bir mü'minde asla beraber bulunmazlar: Cimrilik ve kötü ahlâk."

174. "Her ümmet için bir fitne vardır, benim ümmetimin fitnesi de maldır."

175. Kişinin gerçek malı hayatında gönderdiğidir. Geriye koyduğu da vârislerinin malıdır.

176. "Hâkim içtihad eder ve isabet ederse kendisine iki sevap verilir. Eğer içtihad eder ve hata ederse ona bir sevap vardır."

177. "Yalan şehadet Allah'a şirkle bir tutulmuştur!"

178. "Kişinin boş şeyleri terki İslâm'ının güzelliğinden ileri gelir."

179. "Ben, haklı bile olsa münâkaşayı terkeden kimseye cennetin kenarında bir köşkü garanti ediyorum. Şaka bile olsa yalanı terkedene de cennetin ortasında bir köşkü, ahlakı güzel olana da cennetin en üstünde bir köşkü garanti ediyorum."

180. "Sana günah olarak, düşmanlığı devam ettirmen yeterlidir (çünkü bu, gıybete kapı açar)."

181. "Kardeşinin gıyabında dua eden hiçbir mü'min yoktur ki melek de: "Bir misli de sana olsun" demesin."

182. "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Ben günde yüz sefer Allah'a istiğfarda bulunurum."

183. "Allah'tan faydalı ilim dileyin, faydasız ilimden Allah'a sığının"

184. "Babanın duası kabul olur"

185. "Dünya, mü'mine hapishâne, kâfıre cennettir."

186. "İhtiyar kimsenin kalbi iki şeyin sevgisinde daima gençtir: "Hayat sevgisi, çok mal sevgisi."

187. "Eğer âdemoğlunun iki vadi dolusu malı olsaydı bir üçüncüsünü isterdi. Onun nefsini ancak toprak doldurur. Allah tevbe edenlerin tevbesini kabul eder."

188. "Bahtiyar, fitneden kaçınan kimse ile, belâlarla karşılaşınca sabreden kimsedir. Ne mutlu ona!"

189. "Kim sabah namazını kılarsa, Allah'ın garantisi altındadır."

190. "Mü'min, Allah katında, birkısım meleklerden daha kıymetlidir."

191. "Kim, araziden haksız olarak bir karışlık yer alırsa, Kıyamet günü, onunla yedi kat yere batırılır."

192. "Hased (çekememezlik) hayırları yer bitirir, tıpkı ateşin odunu yeyip tükettiği gibi. Sadaka hataları söndürür, tıpkı suyun ateşi söndürmesi gibi. "

193. "Mü'min kişiye bir ağrı, bir yorgunluk, bir hastalık bir üzüntü hatta ufak bir sıkıntı isabet edecek olsa, Allah onun sebebiyle mü'minin günahından bir kısmını affeder."

194. "Allah bir kuluna hayır murad ettimi onun cezasını tacil edip dünyada verir; bir kulu hakkında da kötülük murad ettimi onun günahlarını tutar, Kıyamet günü cezasını verir."

195. "Kim Allah'a kavuşmayı severse, Allah da ona kavuşmayı sever. Kim Allah'a kavuşmaktan hoşlanmazsa Allah da ona kavuşmaktan hoşlanmaz!"

196. "Edebsizlik ve çirkin söz girdiği şeyi çirkinleştirir. Hayâ ise girdiğn şeyi güzelleştirir."

197. Hediyeleşin, zira hediye, kalpteki kuşkuları giderir.

198. "Âdemoğlu ihtiyarladıkça onda iki şey gençleşir: Mala karşı hırs ve hayata karşı hırs".

199. "Bir sürüye salınan iki aç kurdun sürüye verdiği zarar, kişinin ma1 ve şeref hırsıyla dine verdiği zarardan daha fazla değildir."

200. "Mü'minler arasında imanca en kâmil olanı, ahlakça en güzel olanıdır. En hayırlınız da ailesine hayırlı olandır."

201. "Allah kim için hayır isterse onu dinde fakih kılar."

202. "İlim talebi için yola çıkan kimse dönünceye kadar Allah yolundadır."

203. "Kim ilim taleb ederse, bu işi, geçmişteki günahlarına kefaret olur"

204. "Hikmetli söz mü'minin yitiğidir. Onu nerede bulursa, onu hemen almaya ehaktır."

205. "Allah kimin hakkında hayır murad ederse, onu dinde âlim kılar."

206. "İlim talebi her müslümana farzdır. İlmi, ona layık olmayan kimseye öğretmek, domuzun boynuna mücevherat, inci, altın takmak gibidir."

207. "Kim bir ilim öğretirse ona bu ilimle amel edenlerin sevabı verilir."

208. "Sadakanın en üstünü, kişinin bir ilim öğrenip sonra da onu müslüman kardeşine öğretmesidir."

209. "İlmi, ulemâya karşı böbürlenmek için veya cühelâ ile münakaşa için veya insanların dikkatini kendinize çekmek için öğrenmeyin. Kim böyle yaparsa yeri ateştir."

210. "Kim insanların dini işlerinde Allah'ın faydalı kıldığı bir ilmi gizlerse, Allah, Kıyamet günü onu ateşten bir gem ile gemler."

211. "Kim Allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna şehâdet ederse Allah ona ateşi haram kılacaktır."

212. "Kalbinde zerre miktarı iman bulunan kimse ateşten çıkacaktır."

213. "Kim: 'Rab olarak Allah'ı, din olarak İslâm'ı, Resûl olarak Hz. Muhammed'i seçtim (ve onlardan memnun kaldım)' derse cennet ona vâcip olur".

214. "Sizden biri içiyle dışıyla Müslüman olursa, yaptığı herbir hayır en az on mislinden, yedi yüz misline kadar sevabıyla yazılır. İşlediği her bir günah da sâdece misliyle yazılır. Bu hâl, Allah'a kavuşuncaya kadar böyle devam eder."

215. "Kim bizim namazımızı kılar, bizim kıblemize yönelir, bizim kestiğimizi yerse işte o, Müslümandır .

216. "Sizden biri, beni, babasından, evladından ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe iman etmiş sayılmaz"

217. "Kim Allah için sever, Allah için buğzeder, Allah için verir, Allah için vermezse imanını kemâle erdirmiştir".

218. Müslüman, diğer Müslümanların elinden ve dilinden zarar görmediği kimsedir.

219. "Mü'min, sürekli rüzgarın eğici etkisinde kalan bir bitkiye benzer. Mü'min, devamlı belalarla başbaşadır. Münâfığın misali de çam ağacıdır. Kesilip kaldırılıncaya kadar hiç yerinden oynamaz."

220. "Kıyamet gününde, ümmetimin (iki alameti olacak: Biri) secde sebebiyle alnındaki parlaklık, (diğeri de) abdest sebebiyle kollarındaki parlaklıktır."

221. "Kişinin yapacağı en üstün iyiliklerden biri, ölümünden sonra babasının dostlarını ziyarette bulunmasıdır."

222. "Ben ve yetime bakan kimse cennette şöyleyiz" Orta parmağı ile baş parmağını yan yana getirip aralarını açıp kapayarak işaret etti."

223. "Kalbinde hardal tanesi kadar iman bulunan bir kimse cehenneme girmez. Kalbinde hardal tanesi kadar kibir bulunan kimse de cennete girmez."

224. "İçerisinde Allah zikredilen evlerin misali ile içerisinde AIIah zikredilmeyen evlerin misâli, diri ile ölünün misali gibidir."

225. -Kul, kendini Allah'ın azabından kurtarmada zikrullahtan daha etkili bir amel işlememiştir."

226. "İlaçların en hayırlısı Kur'ân'dır."

227. "İşlerin en hayırlısı orta ve itidal üzere olanıdır".

228. "Sana emanet bırakanın emânetini geri ver. Sana ihânet edene ihânet etme"

229. "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kim bana itaat ederse, muhakkak ki Allah'a itaat etmiştir. Kim de bana isyan ederse muhakkak ki Allah'a isyan etmiştir."

230. "Sizden birinin, benden rivayet edilen hadisleri, rahat koltuğuna kurulmuş vaziyette dinleyip: "(Rivayeti bırak! Bana) Kur'an'dan oku!" dediğini sakın duymayayım! Söylenen güzel sözü ben söylemişimdir."

231. "Allah, bidat sahibi, bid'atını terketmedikçe, onun amelini kabul etmeyecektir."

232. "Amellerin en hayırlısı az da olsa devamlı olanıdır.

233. "Lâneti çok yapanlar Kıyamet günü şefaatçi olamazlar, şehid de olamazlar."

234. "Ölülerinizin iyiliklerini zikredin, kötülüklerini zikretmeyin."

235. "Kim: Allah'ın rızasını talep ederek bir rnescid inşa ederse, Allah ona cennette bir ev inşa eder."

236. "Yedi yaşına geldi mi çocuğa namazı emredin, on yaşına geldi mi kılmadığı takdirde dövün."

237. "Kim bir namaz unutacak olursa hatırlayınca derhal kılsın. Unutulan namazın bundan başka kefareti yoktur."

238. "Sizden biri, rükü ve secdelerde belini (tam olarak) doğrultmadıkça namazı yeterli olmaz."

239. Namaz kılarken kimin abdesti kozulacak olursa hemen namazdan çıksın. Eğer cemaatle kılınan bir namazda ise burnunu tutarak ayrılsın."

240. "Cemâatle kılınan namaz, ayrı kılınan namazdan yirmiyedi derece üstündür."

241. "Kim yatsıyı bir cemaat içinde kılarsa sanki gecenin yarısını ihya etmiş gibi olur, kim de sabah namazını bir cemaat içinde kılarsa sanki gecenin tamamını namazla geçirmiş gibi olur."

242. " (Namaz kılacaklar) üç kişi iseler içlerinden biri imam olsun. İmamlığı hak eden Kur'an-ı Kerim'i daha iyi okuyandır''

243. "Bir kimse, namazdan tek rek'ati imamla kılabilmişse, namazın tamamını beraber kılmış gibi olur.

244. " Kim önemsemiyerek üç cumayı terkedecek olursa, Allah onun kalbini mühürler."

245. "Allah'a hamd ile başlamayan her söz kesiktir"

246. "Kadir gecesinin, kim sevabına inanıp onu kazanmak ümidiyle geçirirse geçmiş günahları affedilir.''

247. Namazın misali, sizden birinin kapısının önünde akan ve her gün içine beş kere girip yıkandığı suyu bol ve tatlı bir nehir gibidir. Bu (nehrin) onun üzerinde kir bıraktığını göremezsiniz.

248. "Din nasihatten ibarettir!"

249. "İnsanda bulunan en şerli şey aşırı cimrilik ve şiddetli korkudur."

250. "Kim mü'mine zarar verirse Allah da onu zarara uğratır. Kim de mü'mine meşakkat verirse, Allah da ona meşakkat verir."

251. "Cennete ne bozguncu, ne cimri ne de başa kakıcı giremez."

252. Ameller niyetlere göredir

253. “Gerçek pehlivan öfkelendiği zaman nefsine hakim olabilen kimsedir."

254. "Öfke şeytandandır, şeytan da ateşten yaratılmıştır, ateş ise su ile söndürülmektedir; öyleyse biriniz öfkelenince hemen kalkıp abdest alsın."

255. "Mü'min kul (ölünce), dünyanın yorgunluk ve ağrılarından kurtulur. Fâcir (ölünce) ondan da kullar, memleket, agaçlar ve hayvanlar kurtulur."

256. "Ölüyü, (mezara kadar) üç şey takip eder: Ailesi, malı ve ameli. Bunlardan ikisi geri döner, biri kalır: Ailesi ve malı geri döner, ameli kendisiyle kalır."

257. "Sizden kimse (abdest bozma) sıkıntısı varken namaza durmasın."

258. "Bir “Oruçlunun ağzından çıkan koku (halüf), Allah indinde misk kokusundan daha hoştur.''

259. "Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun seyabından hiçbir eksilme olmaz.''

260. "Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur."

261. "Herşeyin bir zekatı (temizlenme vasıtası) vardır, bedenin zekatı oruçtur."

262. "Biriniz hoşuna gitmeyen bir rüya görünce uzandığı zaman diğer yanına dönsün, üç sefer soluna tükürsün. Allah'tan o rüyanın hayrını isteyip, şerrinden Allah'a sığınsın."

263. "Makbul sabır, musibetle karşılaştığın ilk andakidir"

264. "İnsanlara karışıp onların sıkıntılarına katlanan müslüman, onlara karışmayıp, sıkıntılarına katlanmayandan hayırlıdır."

265. "Sadaka Rabbin öfkesini söndürür ve kötü ölümü bertaraf eder."

266. "Müslüman kişi, ailesinin nafakası için harcar ve bundan sevap umarsa bu ona sadaka olur."

267. "Sadaka vermede acele edin. Çünkü belâ sadakanın önüne geçemez.''

268. "Mal sadaka ile eksilmez.''

269. "Sana şüphe veren şeyi terket, emin olduğun şeye ulaşıncaya kadar git. "

270. "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.''

271. "Fakirlere yapılan tasadduk bir sadakadır, ama akrabaya yapılan ikidir: Biri sıla-i rahim, diğeri sadaka."

272. Müslüman müslümanın kardeşidir.

273. Allah sizin suretlerinize ve kalıblarınıza bakmaz, fakat kalplerinize ve amellerinize bakar.

274. Kişiye şer olarak, müslüman kardeşini küçük düşürmesi yeterlidir.

275. "Bir kimsenin, izin almadan iki kişinin arasına oturması helal olmaz."

276. "Birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamette, birbirlerine şefkatte mü'minlerin misali, bir bedenin misalidir. Ondan bir uzuv rahatsız olsa, diğer uzuvlar uykusuzluk ve hararette ona iştirak ederler."

277. "Biriniz kardeşini (Allah için) seviyorsa ona sevdiğini söylesin."

278. "Dostunu severken ölçülü sev, günün birinde düşmanın olabilir. Düşmanına da buğzunu ölçülü yap, günün birinde dostun olabilir."

279. -Biriniz bir meclise gelince selam versin. Kalkmak isteyince de selam versin.

280. "Allah'a en makbul insan, karşılaşmada selama önce davranandır."

281. "Binekte olan yürüyene, yürüyen oturana, az çok'a selam verir."

282. "İki müslüman karşılaşıp musafahada bulununca, ayrılmalarından önce (küçük günahları) mutlaka affedilir."

283. "Musafaha edin ki, kalblerdeki kin gitsin, hediyeleşin ki birbirinize sevgi doğsun ve aradaki düşmanlık bitsin."

284. "Biriniz hapşırır ve hamdederse, ona teşmitte bulunun, Allah'a hamdetmezse teşmitte bulunmayın."

285. "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm hapşırdığı zaman, yüzünü elleriyle veya elbisesiyle örterdi ve sesini de kısardı."

286. "Hasta ziyaretinde bulunan kimse, ziyaretten dönünceye kadar cennet meyveleri arasındadır."

287. "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Hz. Cebrail aleyhisselam bana komşu hakkında o kadar aralıksız tavsiyede bulundu ki, komşuyu varis kılacağını zannettim."

288. "Komşusu, zararlarından emin olmayan kimse cennete giremez."

289. Kim Allah'a ve ahirete inanıyorsa ya hayır söylesin veya sussun"

290. "Kim allah'a ve ahirete inanıyorsa misafirine ikram etsin.

291. Kim Allah'a ve ahirete inanıyorsa komşusuna ihsanda (iyilikte) bulunsun.

292. "İnsanların şerlileri, ulemaya (birşey öğrenmek için değil), onları yanıltmak için zararlı meselelerden soru soranlardır."

293. "Kim Kur'ân hakkında ilme dayanmadan söz ederse ateşteki yerini hazırlasın."

294. "Kur'ân okuyan mü'minin misâli portakal gibidir. Kokusu güzel tadı hoştur. Kur'ân okumayan mü'minin misâli hurma gibidir. Tadı hoştur fakat kokusu yoktur. Kur'ân-ı okuyan fâcir misâli reyhan otu gibidir. Kokusu güzeldir, tadı acıdır. Kur'ân okumayan fâcirin misali Ebu Cehil karpuzu gibidir, tadı acıdır, kokusu da yoktur."

295. "Bakara Suresi'nin sonundaki iki âyeti geceleyin kim okursa o iki âyet ona yeterli olur."

296. "Halka teşekkürde bulunmayan Allah'a da şükretmez."

297. "Günahtan tevbe eden, bir günah işlememiş gibidir."

298. "Bereket yemeğin ortasına iner. Öyleyse kenarlardan yiyin, ortadan yemeyin."

299. -"Yemeğin bereketi yemekten önce ve sonraki yıkamalardadır!"

300. "Selamı yaygınlaştırın, yemek yedirin, Allah Teâla hazretlerinin size emrettiği şekilde kardeşler olun!"

301. "Kim, evinin hayır ve bereketini Allah’tan artırmasını diliyorsa, yemeğe otururken ve yemekten kalkarken ellerini yıkasın."

302. "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm sofra kaldırılıncaya kadar yemeğin başından kalkılmasını yasakladı."

303. "Adamın misafirini kapıya kadar uğurlaması sünnettendir."

304. "Üç şey reddedilmez: Minder, yağ ve koku."

305. "Kim sabah namazından çıkınca, iki rek'atlik kuşluk namazını kılıncaya kadar hayırdan başka bir şey söylemeden namaz kıldığı yerde oturur beklerse, Allah onun günahlarını, denizin köpüğü kadar çok da olsa bağışlar."

306. "Bizimle münafıklar arasında yatsı ve sabah namazlarında hazır bulunma farkı vardır. Onlar bu iki namaza güç yetiremezler."

307. "Üç şey vardır, bunlar kimde bulunursa, Allah onun üzerine himayesini açar ve onu cennete koyar: "Zayıflara rıfk, anne-bebaya şefkat, kölelere ihsan."

308. ."Allah için sefer yapanlar üçtür: Gâzi, hacı, umreci."

309. "Dünya, mü'mine hapishane, kâfıre cennettir."

310. "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm cum'a gününden bahis açıp dedi ki: "Onda bir saat vardır; müslüman bir kul namaz kılar olduğu halde, o saate erse, Allah'tan her ne istemişse onu Allah kendisine mutlaka verir." Bunu söylerken (Resulullah) eliyle o vaktin azlığını işaretliyordu."

311. "Ramazan ayından sonra en faziletli oruç Muharrem orucudur. Farz namazdan sonra en efdal namaz da gece namazıdır."

312. ."Borcunu ödeyebilecek durumda olan zengin kimsenin ödemeyi geçiktirmesi zulümdür.

313. "Borç, Allah'ın hoşlanmadığı bir şeye ait olmadığı müddetçe, Allah, borcunu ödeyinceye kadar borçlu ile birliktedir."

314. "Kim ödememek kastıyla borca girerse Allah'ın huzuruna hırsız olarak çıkar."

315. "Son nefesini vermedikçe Allah, kulun tevbesini kabul eder. "


VEDÂ HUTBESİ
(9 Zilhicce l0 H./8 Mart 632 M. Cuma)


Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) Vedâ haccında, 9 Zilhicce Cuma günü zevâlden sonra Kasvâ adlı devesi üzerinde, Arafat Vâdisi'nin ortasında 124 bin Müslümanın şahsında bütün insanlığa şöyle hitab etti:



"Hamd Allah'a mahsustur. O'na hamdeder, O'ndan yardım isteriz. Allah kime hidâyet ederse, artık onu kimse saptıramaz. Sapıklığa düşürdüğünü de kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki; Allah'dan başka ilâh yoktur. Tektir, eşi ortağı, dengi ve benzeri yoktur. Yine şehâdet ederim ki, Muhammed O'nun kulu ve Rasûlüdür."



"Ey insanlar! Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım. İnsanlar! Bugünleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.

Ashabım! Muhakkak Rabbinize kavuşacaksınız. O'da sizi yaptıklarınızdan dolayı sorguya çekecektir. Sakin benden sonra eski sapıklıklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar,bulunmayanlara ulaştırsın. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur.

Ashabım! Kimin yanında bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her çeşidi kaldırılmıştır. Allah böyle hükmetmiştir. İlk kaldırdığım faiz de Abdulmutallib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir. Lakin anaparanız size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız.

Ashabım! Dikkat ediniz, cahiliyeden kalma bütün adetler kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Cahiliye devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu Iyas bin Rabia'nın kan davasıdır.

Ey insanlar! Muhakkak ki, şeytan şu toprağınızda kendisine tapınmaktan tamamen ümidini kesmiştir. Fakat siz bunun dışında ufak tefek işlerinizde ona uyarsanız, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız.

Ey insanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah'ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah'ın emriyle helal kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınların da sizin üzerinizde hakkı vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınızı; yatağınızı hiç kimseye çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izniniz olmadıkça evlerinize almamalarıdır. Eğer gelmesine müsaade etmediğiniz bir kimseyi evinize alırlarsa, Allah, size onları yataklarında yalnız bırakmanıza ve daha olmazsa hafifçe dövüp sakındırmanıza izin vermiştir. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, meşru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.

Ey mü'minler! Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Allah'ın kitabı Kur-ân-i Kerim ve Peygamberin sünnetidir.

Mü'minler! Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslüman'ın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler. Bir Müslüman'a kardeşinin kanı da, malı da helal olmaz. Fakat malını gönül hoşluğu ile vermişse o başkadır.

Ey insanlar! Cenab-ı Hak her hak sahibine hakkını vermiştir. Her insanın mirastan hissesini ayırmıştır. Mirasçıya vasiyet etmeye lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden kimse için mahrumiyet vardır.

Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Adem'in çocuklarısınız, Adem ise topraktandır. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız O'ndan en çok korkanınızdır. Azası kesik siyahî bir köle başınıza amir olarak tayin edilse, sizi Allah'ın kitabi ile idare ederse, onu dinleyiniz ve itaat ediniz. Kimse kendi suçundan başkası ile suçlanamaz. Baba, oğlunun suçu üzerine, oğlu da babasının suçu üzerine suçlanamaz.

Dikkat ediniz! Şu dört şeyi kesinlikle yapmayacaksınız:

- Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayacaksınız.

- Allah'ın haram ve dokunulmaz kıldığı canı, haksız yere öldürmeyeceksiniz.

- Zina etmeyeceksiniz.

- Hırsızlık yapmayacaksınız.

İnsanlar! Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz? "

Sahabe-i Kiram birden söyle dediler:

"Allah'ın elçiliğini ifa ettiniz, vazifenizi hakkıyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatte bulundunuz, diye şahadet ederiz!"

Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) şahadet parmağını kaldırdı, sonra da cemaatin üzerine çevirip indirdi ve söyle buyurdu:

"Şahit ol yâ Rab! Şahit ol yâ Rab! Şahit ol yâ Rab! "
Devamını Oku

Bulmaca Sözlüğü s

- S -



Sabah ve öğle arası. : KUŞLUK

Saban demirinin toprakta bıraktığı iz. : ÇİZİ

Sabanın kaldırdığı toprak. : KESEK

Sabit fikir,saplantı. : İDEFİKS

Sabit manevralarda ve gemileri bağlamada kullanılan,üç veya dört kollu halat.:YOMA

Sabun otu,çevgen.:ÇÖVEN

Sac üstünde pişen yufkayı çevirmeye yarayan yassı tahta aygıt : ATARAÇ

Sacda pişirilmiş yuvarlak pide. : BAZLAMA

Saç kepeği,baş konağı.: DONRA

Saç kıvrımı.: LÜLE

Saç lülesi,zülüf.:BÜRÇÜK

Saç örgüsü. : BELİK

Saç tutturacağı. : FİRKETE

Saçın küçük tutamlar biçiminde değişik renklerde boyanmış durumu.:MEÇ

Saçma atan av tüfeği.:KAVAL

Saçma sapan söz.:YAVE

Saçma. : ABSÜRD

Sadist. : ELEZER

Sadrazam kavuğu.:KALLAVİ

Sadrazamların veya devlet görevlilerinin padişaha verdikleri armağan. : RİKABİYE

Saf yün,pamuk ve sentetik elyaf karışımı bir tür sert kumaş.:DRA

Saf,tatlı su.:ZÜLAL

Safra.Karaciğerin salgıladığı acı su. : ÖD

Safran,amber ve misk karıştırılarak yapılan güzel bir koku.:ABİR

Safranla renk ve koku verilen bir çeşit şekerli pirinç peltesi.:ZERDE

Safranla renk ve koku verilen bir çeşit şekerli pirinç.:ZERDE

Saguda denilen ve kimi hurma ağaçlarının özünden çıkarılan nişastalı bir maddeye verilen ad. : HİNT İRMİĞİ

Sağana benzer bir kuş. : SALANGAN

Sağanak sırasında atmosfer elektriğinin boşalmasındaki parlak ışık.:ŞİMŞEK

Sağır ve dilsiz. : AHRAZ

Sağlam ve sert taş. : ÇİNKE

Sağlam,kuvvetli. : EKİDE

Sağlam.:BERK

Sağlamlaştırılmış.: MÜSTAHKEM

Sağlamlaştırma. : TAHKİM

Sağlamlaştırmak.:BERKİTMEK

Sağlık yurdu,hastane.:DARÜŞŞİFA

Sahan altlığı. : NİHALE

Sahip çıkanlar,tutanlar. Hz Muhammedin meclisinde bulunan kimseler. : SAHABE

Sahip,iye. : IS

Sahnede oynanmak için yazılmış oyun.:DRAM

Sahte,düzmece. : CALİ

Saka kuşu. :KUTAN

Saka
Tamamı için linke tıklayın" jquery1238583709031="5" href="http://ansiklopedi.bibilgi.com/T%C3%BCrk">Türklerinin ünlü destanı,: ŞU

Sakağı da denilen ve özellikle atlarda görülen ölümcül bir hayvan hastalığı. : RUAM

Sakal. : LİHYE

Sakarya ovasının diğer adı. : AKOVA

Sakat,kötürüm,hasta.:AHNIT

Sakat,malul.: SÖKEL

Sakırga.:KENE

Sakızla tatlandırılmış rakı. : MASTİKA

Sakin deniz. : BONAÇA

Sakinler,bir yerde oturanlar. : SEKENE

Saklambaç oyunu. : EBEKAÇ

Salamuraya yatırılmış yiyecekler için kullanılan sözcük. : MARİNE

Salep bitkisi. : ASILMIŞ ADAM

Salepgillerden,bataklık yerlerde yetişen bir bitki.: DANAKIRANOTU

Salgın hastalık. : EPİDEMİ

Salisilik asidin tuzu. : SALİSİLAT

Salkım durumundaki mavi çiçekleri olan bir bitki. : LOBELYA

Salkımsöğüt. Baklagillerden,sıcak iklimlerde bir çok çeşitleri yetişen ve zamk,boya gibi maddelerinden yararlanılan bir ağaç. : AKASYA

Salya. : RİK

Saman taşımak için arabalara konulan ince dallardan örülmüş büyük sepet veya çit.:ÇİTEN

Saman ve çamur karışımı ilkel tuğla. : KERPİÇ

Saman yığını.: TINAZ

Samanından ayrılmamış arpa,buğday yığınları. : NAMLI

Samanla karışık tahıl. : MALAMA

Samanlık. : MEREK

Samanyolu. : KEHKEŞAN

Samaryumun simgesi. : SM

Samitde denilen ve sözsüz oynanan köy seyirlik oyunlarının genel adı, dilsiz.:LAL

Samoa takımadaları devletinin para birimi.:TALA

San Marinonun plaka.:FARAZİ

Sanal. : FARAZİ

Sanayi ve tarımda kullanılan,tekerlekler üzerine kurulmuş,istenilen yere çekilebilen patlamalı motor veya buhar makinesi.:LOKOMOBİL

Sanayi,endüstri. : URAN

Sancağı,yelkeni veya sereni direkten aşağı alma.Yelken indirme. : ARİYA

Sancak. : LİVA

Sancı. : BURU

Sandalları asmaya yarayan ve gemilerin bordalarında bulunan dikmelere verilen ad.:MATAFORA

Sanma,zannetme.:ZEHAP

Sap ve kökünde bol tanen bulunan çok yıllık bir bitki.:KURTPENÇESİ

Sap yüklemede ve harman aktarmada kullanılan tahta tarım aracı.:ANADUT

Sapaklık,aykırılık. : ANOMALİ

Sapı veya ortası omuza geçirilebilen tek veya iki gözlü bir tür çanta. : HEYBE

Sapınç. : ABERASYON

Sapındaki liflerden halat,çuval gibi kaba örgüler yapılan bir bitki.:KENEVİR

Sapkınlık.:DALALET

Saplantı,sabit fikir.:İDEFİKS

Sapları ve yeşil çiçek tomurcukları sebze olarak yenen bir bitki.:BROKKOLİ

Saplı tencere.:KAÇARULA

Sara hastalığı. : EPİLEPSİ:TUTARIK: YİLBİK

Sararmayı gidermek için beyaz çamaşırların son suyuna karıştırılan mavi renkte bir toz boya.:ÇİVİT

Sararmış,solgun,sarı. : ZERD

Saray.:DARÜSSAADE

Saraylarda harem ve hazine dairelerinin bulunduğu yer. : ENDERUN

Sardalye yavrusu. :PAPALİNA

Sardunya adasının kuzeybatı kıyısında
-Yüzölçümü: 301.000 km2
-Nüfusu: 57 milyon kişi
-Başkent: ROMA
Kuzeyde Alp Dağları, Po ovası, italya yarımadasında Apeninler, Sicilya ve ... ** . ** Tamamı için linke tıklayın" jquery1238583709031="6" href="http://ansiklopedi.bibilgi.com/%C4%B0talya">İtalya
ya ait bir ada.:ASİNARA

Sarhoş olmak. : ESRİMEK

Sarhoşlar. : MESTAN

Sarhoşluk.:SEKR

Sarı çiçekli,acı ve kokulu bir ot.:ANDIZOTU

Sarı çiçekli,keskin kokulu bir bitki.(Turşulara lezzet ve koku vermek için kullanılır).:ÇÖRDÜK

Sarı humma virüsü. : AMARİL

Sarı renkli bir üzüm cinsi. : EMİRALİ

Sarı tüylü kedi.:SARMAN

Sarık.:DESTAR

Sarımsağın antibiyotik etkisini gösteren maddelerinden biri.: ALİSİN

Sarımsı yeşil renkli cam parıltılı magnezyum ve demirli silikat. : OLİVİN .: PERİDOT

Sarımtırak dallı nakışlarla işlenmiş bir tür beyaz ipek kumaş.:ABANİ

Sarısabır da denilen bir süs bitkisi. : AZVAY

Sarkıt.:STALAKTİK

Sarma tekniğiyle yapılan bir tür işleme. : ANAVATA

Sarmal. : HELİSEL

Sarmaşık,tırmanıcı bitki. : AŞAK

Sarp bölgede kurulmuş Kafkas dağ köyleri. : AUL

Sarp geçit. : AKABE

Sarp kayalık çıkıntı.:KORNİŞ

Sarp sıradağlar.:BALKAN

Sarp,dik.: YALMAN

Satıcının,mal sahibi adına sattığı şeyden aldığı yüzdelik,satımlık. : PEYİKE

Satır aralığı.:ESPAS

Satışa başlamak.:SİFTAH

Satrançta bir değerlendirme ve klasman sistemi.:ELO

Satürn gezegeninin en büyük uydusu. : TİTAN

Satürnün bir uydusu. : REA

Savaş gemilerindeki asma yatak.:BRANDA

Savaş meydanı. : MAREKE

Savaşçı,okçu. : VAKKAS

Savaşlarda giyilen zırh. : ÇOKAL

Savaşta tutsak edilen veya satın alınan ve sahibinin üzerinde tam bir kullanım hakkı bulunan kadın.:KARAVAŞ

Sayfa çevresine çekilen çizgi.: ZIH

Sayfa düzeni.: MİZANPAJ

Saygı ile ağırlama. : İZAZ

Sayı boncuğu,çörkü. : ABAKÜS

Sayı farkı. : AVERAJ

Sayılar,harfler ve semboller kullanılarak açılan bir çeşit fal.:CİFİR

Sayılmış. : MADU

Sayım. Toplanma. : TADAT

Sayısal. : DİJİTAL

Sayma,sayılma. : AD

Saymaca . : İTİBAR

Saz takımında usul vurmaya yarayan tef. : DAİRE

Saz veya kamıştan yapılmış kulübe.:HUĞ

Saz,kamış,hasır otu. : KOFA : KİLİZ

Sazan balığı familyasından bir tatlı su balığı.:AKKEFAL

Sazan familyasından vücudu yandan basık,sarı pullu,eti tatsız,kılçıklı bir tatlı su balığına verilen ad. : ÇAPAK

Sazana benzer bir tatlı su balığı.: KARAKEÇİ

Sazı kurmaya yarayan burgu,kulak.: KÖK

Sazın en ince ses veren teli.: ZİR

Sazlık,kamışlık. : KİLİZMAN : BİŞE

Sebze bahçesi.:BOSTAN

Seçenek.:ALTERNATİF

Seçici kurul.: JÜRİ

Seçimin sonuçsuz kalması.:BALOTAJ

Seçkin bir sanat yapıtının taklidi. : PASTİŞ

Seçmecilik yanlısı,seçmeci.:EKLEKTİK

Seçmeli yemek. : ALAKARD

Seçmesiz yemek. : TABLDOT

Sedir. : DİVAN

Sekiz hecelik dizelerden oluşmuş bir İspanyol şiir türü.: ROMANS

Sekiz sesten oluşan ses dizisi.:OKTAV

Sekizer hecelik dört dizeden oluşan Hint edebiyatına özgü şiir türü. : ŞLOKA

Selam anlamında
Tamamı için linke tıklayın" jquery1238583709031="7" href="http://ansiklopedi.bibilgi.com/Latince">Latince sözcük.:AVE

Selam veya teşekkür için eğilerek veya dizleri kırarak yapılan hareket. : REVERANS

Selçuklu şehzadelerin eğitimiyle uğraşan öğretmen,lala.:ATABEY

Selçuklularda şehzadeleri eğitmekle görevli vezirlere verilen san.:ATABEK

Selenterelerden,toplu yada tek başına yaşayabilen basit yapılı hayvan. : POLİP

Selin getirdiği kumlu toprak. : MİL

Selülozun bir türevi.:KİTİN

Semazenlerin giysisi. : TENNURE

Semer,oturmalık. : EYER

Semirtme.:BESİ

Senegalin başkenti.:DAKAR

Senet. : BELGİT

Senfonik şiirde küçük melodi parçası. : LAYTMOTİF

Sentetik bir kumaş. : PERLON

Sentetik polyester lifleri veya ipliği.:TERGAL

Sepicilikte ve hekimlikte kullanılan tadı buruk bir madde. : TANEN

Sepilenerek boyanmış ve cilalanmış deri. Özellikle ciltçilikte kullanılan bitkisel sepileme görmüş keçi derisi.: SAHTİYAN

Sepilenmiş koyun derisi.: MEŞİN

Serap,pusarık.:ILGIM:AL

Serap. :AL

Serbest bırakılmış cariyeler , veya köleler,azatlılar. : UTEKA

Serbest biçimdeki geleneksel Türk güreşi.: KARAKUCAK

Serbest vuruş.:FRİKİK

Serçegillerden küçük bir kuş.:BECET

Sert bir metal. : KORİNDON

Sert buğdaydan elde edilen,taneleri iri,glutence zengin un.:İRMİK

Sert kabuklu,iri ve uzunca taneli bir üzüm cinsi. : KEÇİMEMESİ

Sert ve siyah renkli tahta. : ABANOZ

Sert,kaba. : ANİF

Sert,katı. : BERK

Serumda meydana gelen antikor.:AGLÜTİNİN

Servet.:NEVA

Servi ağacı.: ANDIZ

Servigillerden,dipten dallanan bir süs bitkisi.: MAZI

Seryum elementinin simgesi. : CE

Seryum filizlerinde bulunan,gri renkli bir element.:İTRİYUM

Ses yitimi:. AFONİ

Ses,ahenk,nağme.:NEVA

Seslerin aralarında hiç kesinti olmadan birbirini izlemeleri gerektiğini belirten müzik terimi. : LEGATO

Sessiz sinemanın üç büyük komedyeninden biri olan gülmeyen adam Buster Keatonun
Tamamı için linke tıklayın" jquery1238583709031="8" href="http://ansiklopedi.bibilgi.com/Avrupa">Avrupada yaygın olarak bilinen adı.:MALEK

Sessiz,huzurlu.:ASUDE

Sevap.:ECİR

Sevgi,dostluk.:VEDAT

Sevgili,yar. : EMRE

Sevgilinin dudağı. : LAL

Sevgilinin saçı.: ZÜLÜF

Sevinçli. : ŞAD

Seyelan. : AKI

Seyhan ırmağının en uzun ve en önemli kolu. : ZAMANTI

Seyir işaretlerini taşımaya, bir geçidi bir tehlikeyi belirtmeye yarayan yüzer cisim. : ŞAMANDIRA

Seyrek dokunmuş delikli bir kumaş. : ETAMİN

Seyrek dokunmuş,astarlık ince bez.: SALAŞPUR

Seyrek taneli,kırmızı benekli bir üzüm cinsi. : YAPINCAK

Seyrek ve eğreti dikiş.: TEYEL : İLİNTİ

Seyrek ve yuvarlak taneli bir çeşit üzüm. : DİMYAT

Seyrekçe örülmüş büyük torba.:ÇUVAL

Seyyar ızgara. : BARBEKÜ

Seyyar soba. : SALAMANDRA

Sezarın selamlama şekli. : AVE

Sıcağa ve soğuğa karşı dayanıklılığı kükürtle arttırılmış kauçuk. : EBONİT

Sıcak bölgelerde yetişen kerestesinden kaplamada yararlanılan çok sert bir ağaç.: TİK

Sıcak bölgelerde yetişen ve keçiboynuzuna benzer meyveleri reçel ve şerbet yapımında kullanılan bir ağaç.:DEMİRHİNDİ

Sıcak bölgelerde yetişen yaşlı bir ağaç.:BAN

Sıcak iklimlerde yetişen bir bitki.İlaç olarak kullanılan bir baharat. : KAKULE

Sıcak parçanın ansızın suyun içine daldırılmasıyla elde edilen çatlak cam türü.:KRAKELE

Sıcak ülkelerde yetişen bodur bir ağaç.:ANZAROT

Sıcak ülkelerde yetişen,dini törenlerde yakılan ve yanarken güzel koku veren,odunu ve kabuğu hoş kokulu bir ağaç.:ÖD AĞACI

Sıcak ve ılık denizlerde yaşayan bir balık. : İSPAROZ

Sıcak ve ılık denizlerin kıyı bölgelerinde yaşayan kemikli bir balık türü.:SARIKUYRUK

Sıcak yenilen bir çeşit peynirli tel kadayıf. : KÜNEFE

Sıcak,kızgın,yakıcı.:HAR

Sıcak,nemli iklimlerde oluşan,parlak kırmızı yada kahverengiye çalan kırmızı renkli,demir oksit ve alüminyum bakımından zengin toprak.:LATERİT

Sığ deniz. : NERİTİK

Sığ sularda ağır yükleri taşımak için kullanılan altı düz tekne. : ŞAT

Sığ sulardaki çalılıkların dibinde yaşayan küçük balık.:ANABAS

Sığınak.:MELAZ

Sığır sürüsü. : NAHIR

Sığır sürüsünün otlamaya gitmeden önce toplandığı yer.:GEZEKLİK

Sığır tüccarı,kasaplık hayvan tüccarı.Koyun,keçi,sığır gibi kesilecek hayvanların ticaretini yapan kimse.. : CELEP

Sığır vebası. : ÇOR

Sığır,öküz anlamında sözcük. : BAKAR

Sığırcık. : LALESAR

Sığırın öd kesesinden çıkan taş : HARAZA

Sığırın öd kesesinden çıkan taş. : HARAZA

Sığırtmaç,sığır çobanı. : BAKKAR

Sığla yağıda denilen ve günlük ağacından elde edilen balsam.:TIGALA

Sıhhi.:HİJYENİK

Sık dokunmuş yünlü bir kumaş türü.:ÇUHA

Sık gözlü ağ.: TOR

Sık sık hastalanan,sağlıksız kimse.: NANEMOLLA

Sıkı dokunmuş bir tür, ağır pamuklu kumaş. : DİMİ

Sıkı kapanan bir fermuar türü.:ZİP

Sıkılmış üzümün cibresinden yapılan sert bir Fransız içkisi. : MARK

Sıkıntı,dert. : GAİLE: BUN : KASVET

Sıkıntı,üzüntü.:KOYUNTU

Sıkıştırılmış bitki tellerinden yapılan mukavva yada tahta. : FİBER

Sıkıştırma aleti,pres.:CENDERE

Sıkma,sıkarak bağlama.: ŞET

Sınır boyu. : SERHAT

Sınır geçme izni. : PASAVAN

Sınır nişanı.:URA

Sınır,uç. : HAD

Sınırdan geçiş belgesi. : LESEPASE

Sır saklamayan.:BEYHAN

Sır,gizli tutulan şey.:RAZ

Sır.:GİZEM

Sıralaç. : KLASÖR

Sıraları geriye veya kenarlara doğru yükselen tiyatro salonu.:AMFİTEATR

Sıralayan. : RATİB

Sırf buğday yolmakta çalıştırılan tarım işçisi. : ABERECİ

Sırlar. : SERAİR

Sırma veya gümüş işlemeli bir tür ipekli kumaş. : BROKAR

Sırmayla işlenmiş,sırmalı.:ZERKAR

Sırsız seramik.Sarıdan kızıl kahveye kadar değişik renklerde tuğla ve kiremitten çok daha düzgün,ince dokulu pişmiş toprak. : TERRAKOTTA

Sırt yüzgeci uzun ve geniş küçük bir balık.:HOROZBİNA

Sırtta taşınan yük.:ŞELEK

Sıska. : ARIK

Sıtma tedavisinde kullanılan bir ilaç.:ATEBRİN

Sıvı yakıtı kolayca yanabilecek taneciklere ayırarak püskürten araç.:BRÜLÖR

Sıvılaştırılmış petrol gazı.:LPG

Sibirya Ren geyiği./Amerika Ren geyiği. : KARİBU

Sicilya kökenli Newyork mafyasına verilen ad. : COSANOSTRA

Sigara artığı. : İZMARİT

Sigortada yapılan değişiklikleri gösteren ve poliçeye eklenen belge.:ZEYİLNAME

Sih dininin kurucusu. : NANAK

Sihlerin
-Yüzölçümü: 3.287.590 km2
-Nüfusu: 1 milyardan fazla
-Başkenti: YENİ DELHİ

Nüfus bakımından dünyanın ikinci büyük ülkesidir.
Himalay... ** . ** Tamamı için linke tıklayın" jquery1238583709031="9" href="http://ansiklopedi.bibilgi.com/Hindistan">Hindistan
da kurmak istedikleri bağımsız devletin adı. :HALİSTAN

Sihlerin kutsal kitap olarak belledikleri peygamber öğretilerine verilen ad,/
Tamamı için linke tıklayın" jquery1238583709031="10" href="http://ansiklopedi.bibilgi.com/Hindu">Hindu üstadına verilen ad. : GURU

Siirt ve
Yüzölçümü : 15.355 km2
Nüfusu : 1.094.996
İlçeleri &... ** . ** Tamamı için linke tıklayın" jquery1238583709031="11" href="http://ansiklopedi.bibilgi.com/Diyarbak%C4%B1r">Diyarbakır
yörelerinde düzenlenen "cigor" şenliği sırasında yapılması gelenekselleşmiş olan bumbar dolmasına verilen ad. : ZİMBİLOK

Siirt yöresine özgü,kurut da denilen kurutulmuş yoğurt. : KEŞK

Silah olarak kullanılan ağır topuz.:GÜRZ

Silah,zırh gibi savaş aracı.:PUSAT

Silahlı. : MÜSELLAH

Silindir.:ÜSTÜVANE

Silindirik alet mili.Demir çubuk. : BARA

Silis grubundan değerli bir mineral. : OPAL

Simetri : BAKIŞIM

Simge,sembol. : TİMSAL

Simge. : REMİZ : REMZ

Simyacıların kurşuna verdikleri ad.: AABAMA

Sina yarımadasının ortasında yer alan çöl.:TİH

Sincap. : ÇEKELEZ

Sinek. : CİBİN

Sinema Eserleri Sahipleri Meslek Birliğinin kısa yazılışı.:SESAM

Sinema filmlerinin kültür,eğitim amacıyla korunduğu,saklandığı yer. : SİNEMATEK

Sinema ve tiyatroda teknik ustalıkla yapılan gösteri.: TRÜK

Sinemacılıkta kamerayla geniş bir mekanın taranmasına verilen ad. : PAN

Sinir ağrısı. : NEVRALJİ

Sinir hücresinin gövde kısmından çıkan tek uzun uzantı.:AKSON

Sinir sistemini , duyu organlarını oluşturan ve embriyonun dış yüzünü örten tabakaya verilen ad. : EKTODERM

Sinir tellerini kesme ameliyatı. : LOBOTOMİ

Sinirbilim. : NÖROLOJİ

Sinopun bir ilçesi. : AYANCIK

Siper. : KAZAMAT

Sir Alexander Fleming tarafından
19. yüzyıl | '''20. yüzyıl''' | 21. yüzyıl
| 1923 | 1924 | 1925 | 1926 | 1927 | '''1928''' | ... ** . ** Tamamı için linke tıklayın" jquery1238583709031="12" href="http://ansiklopedi.bibilgi.com/1928">1928
de bulunan,metabolizma ürünlerinden elde edilen antibiyotik.:PENİSİLİN

Sivas yöresinde yaygın halay türü bir halk oyunu.: AŞİRET

Sivilce. :AKNE

Sivrisineğe benzer bir böcek.:ÜVEZ

Sivrisineğe benzer çok küçük bir sinek türü.:KUMUK

Siyah kan damarı,toplardamar.:VERİT

Siyaha boyanmış Sibirya tilkisi kürküne verilen ad. : SİTKA

Siyaha yakın koyu yeşil. : NEFTİ

Siyasal erkin birkaç kişilik bir kümenin elinde bulunduğu yönetim.:OLİGARŞİ

Slav alfabesi.:KİRİL

Slayt. :DİA: DİAPOZİTİF

Slovakyanın plaka işareti.:SK

Soğan ve benzeri katmerli şeylerin iç kısmı.:CÜCÜK

Soğanlı bir süs bitkisi.:AMARİLİS

Soğanlı et yemeği. : YAHNİ

Soğuk denizlerde yaşayan bir fok türü.: OTARİ

Soğuktan donmak.:BUYMAK

Soğurma,emme. : MAS

Soğutma özelliği olan,soğutucu.:FRİGORİFİK

Soğutulmuş olarak sunulmak üzere içinde buzla kokteyl malzemelerin çalkalandığı çift çeperli kapalı maşrapa.:SHAKER

Sohbet toplantıları düzenleyen ve yöneten kişiye bazı yörelerde verilen ad.:YAREN

Sokakta bulunan sahipsiz eşya. : LUKATA

Sokakta bulunan sahipsiz eşya.:LUKATA

Sokulgan.:CİVELEK

Sola ait,sola ilişkin.:YESARİ

Soluk borusu. : TRAKEA

Soluk kahverengi,karnı beyaz tüylü,kısa kulaklı,postundan kürk yapılan memeli bir hayvana verilen ad. : KARSAK

Soluk tıkanımı: ASFİKSİ.

Somun ile sıkıştırılacak parça arasına yerleştirilen,hafif bombeli ortası delik parça.:RONDELA

Somurtkan.:ABUS

Son,işin sonu. : ENCAM

Sonbahar.:BAĞBOZUMU

Sonda. : KATETER

Sonradan çıkan adet.:BİDAT

Sonradan görme.:BULDUMCUK

Sonradan ortaya çıkan.:ARIZ

Sonradan,sonraları anlamında bir belirteç.:BİLAHARE

Sonsuz,ebedi.:CAVİDAN

Sonsuz,ucu bucağı olmayan.: NAMÜTENAHİ

Sonsuz. : HALİT

Sonsuzluk. : EBET

Sonucu bakımından çok önemli olmayan yanlışlık. : SEHİV

Sonucu bakımından çok önemli olmayan yanlışlık.:SEHİV

Sonucu önceden düşünüp önlem alan. : DURENDİŞ

Sorguç.: TUĞ

Soruşturma.: TAHKİK

Sosyal. : İÇTİMAİ

Sovyet edebiyat eleştirmeni Mihail Mihailoviç Bahtinin takma adı. : VOLOŞİNOV

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliğinin ilk yıllarında uygulanan Yeni Ekonomi Politikasını simgeleyen harfler.:NEP

Sovyetler Birliği döneminde para yerine kullanılmak üzere
19. yüzyıl | '''20. yüzyıl''' | 21. yüzyıl
| 1916 | 1917 | 1918 | 1919 | 1920 | '''1921''' | ... ** . ** Tamamı için linke tıklayın" jquery1238583709031="13" href="http://ansiklopedi.bibilgi.com/1921">1921
ve 19. yüzyıl | '''20. yüzyıl''' | 21. yüzyıl
| 1917 | 1918 | 1919 | 1920 | 1921 | '''1922''' | ... ** . ** Tamamı için linke tıklayın" jquery1238583709031="14" href="http://ansiklopedi.bibilgi.com/1922">1922
de kabul edilen emek hesap birimi. : TRUD

Sovyetlerde Gulag kamplarındaki tutuklulara verilen ad. : ZEK

Soy ağacı.: ŞECERE

Soykırım,katliam. : JENOSİT

Soylu Arap atı. : KÜHEYLAN

Soylular,aristokrasi.:ZADEGAN

Soylular. : KİRAM

Soyluluk,ululuk. : KEREM

Soyluluk.HASEP

Soymuk doku,soymuk borusu. : FLOEM

Soyoluş.:FİLOGENEZ

Soysuz,dejenere. : YOZ

Soytarı. : KAŞMER

Soyu karışmış Avrupalı.:LEVANTEN

Soyu tükenmiş bir kuş. : DODO

Soyunda şair yokken,hiçbir eğitim görmeden kendi kendine şair olan kimse.:NABİGA

Soyut bir şeyin,bir kavramın sembolü olan varlık veya eşya.: AMBLEM

Soyut,mücerret. : ABSTRE

Sömürge. : KOLONİ: MÜSTEMLEKE

Söndürme.,borcu ödeme. : İTFA

Sönmemiş kireç.: KİLS

Söylenti. : TEVATÜR

Söyleyiş özelliği. : ŞİVE

Söz dizimi. : NAHV : NAHİV

Söz geçirirlik,saygınlık.:FORS

Söz karışıklığı.:PARAFAZİ

Söz yitimi. : AFAZİ

Söz,konuşma. : HANEK

Söz,sözleşme. : KAVİL

Söz. : KELAM

Sözcü. : RAPORTÖR

Sözçatar. : STAND-UP

Sözle,bakışla,telkin yoluyla sağlanan bir tür uyku.:İPNOTİZMA

Sözlerinin bütünü veya çoğu şarkı olarak söylenen müzikli tiyatro eseri.:OPERA

Sözlük yazarlığı,sözlük bilgisi.:LEKSİKOGRAFİ

Sözlükbilimci.:LEKSİKOLOG

Sözsel anlatım bozukluğu. :AKATAFAZİ

Sözü boş yere uzatma : ITNAP

Sözü boş yere uzatma : İTNAP

Sözü geçen,etkili olan.:NAFİZ

Steteskop kaşifi Fransız hekim.:RENE THEOPHİLE LAENNEC

Stoacılık. : REVAKIYE

Stronsiyumun simgesi. : SR

Su kıyılarında yaşayan, sırtı mavi ve yeşil, karnı pas rengi bir kuş. / İskele kuşuna verilen ad. : YALIÇAPKINI

Su bahçesi. : AKUALAND

Su baldıranı da denilen bir bitki.:SU REZENESİ

Su buharı gücüyle çalışan gemi.: VAPUR

Su buharı.:BUĞU

Su deposu. : SARNIÇ

Su dolabı. : NAURE

Su düzeyindeki sıra kayalar. : RESİF

Su geçirmez,kukuletalı kısa ceket. : ANORAK

Su kabağından yada ağaçtan oyulmuş maşrapa. : SUSAK

Su kabarcığı. : HABBE

Su kıyılarında setler kuran,kürkü değerli bir hayvan. : KUNDUZ

Su kıyılarında veya taşların altında yaşayan kınkanatlı böcek.:AGONUM

Su kıyılarında yaşayan çok iri bir kuş.:PELİKAN

Su kıyılarında yetişen ve kökü hekimlikte kullanılan otsu bir bitki.:EĞİR

Su kızağı. : JETSKİ

Su samuru ve kürkü. : LUTR

Su tavuğu. : KALİNİS

Su ve sulu şeyler koymaya yarayan kulplu,emzikli kap.: İBRİK

Su yolu : AKAÇ

Su yosunu. :ALG

Su yüzündeki sıra kayalar.:RESİF

Subaylar.: ZABİTAN

Suç.:CÜRÜM

Suçlama.:TÖHMET

Suçüstü.:CÜRMÜMEŞHUT

Suda büyük derinliklere dalabilen insanlı bağımsız araç.:BATİSKAF

Suda giyilen başlık. : BONE

Suda yaşayan,sevilen,beyaz eti için avlanan,iri bir böcek. : ISTAKOZ

Suda yüzdürülerek çekilen veya herhangi bir yere asılan cismin sağa sola çarpmasını önleyen donanım. : ACEVELE

Sulak yerlerde yetişen,yaprakları salata olarak kullanılan bir bitki.:KUZUKULAĞI

Sulamaya ve yangın söndürmeye yarayan araç. : AROZÖZ

Sularını bir denize veya göle gönderen bölge. : MAİLE

Sulavesi Adalarında yaşayan bir manda. : ANOA

Sulavesi adalarında yaşayan cüce bir manda.: ANOA

Sulfata,sıtma ilacı. : KİNİN

Sulu darı hamurunun ekşitilmesiyle yapılan bir içecek.:BOZA

Sulu,cıvık hamur.:BULAMAÇ

Suluboya resmi. : AKVAREL

Sunak. : ALTAR

Surinam plakası.: SME

Suriye kıyısında oturmuş Sami kökenli antik halk.:FENİKELİLER

Suriye,Filistin,Mezopotamya ve
Türkiyenin güneydoğusunda yer alan bir Ortadoğu ülkesidir.
- Başkenti Bağdat
- Yüzölçümü 438.317 km2,
- Nüfusu 20 milyondur.

Kuzey v... ** . ** Tamamı için linke tıklayın" jquery1238583709031="15" href="http://ansiklopedi.bibilgi.com/Irak">Irak
Arap edebiyatında kullanılan bir rubai. : ATABE

Suriyede oturan Samilerin büyük tanrıçasının yaygın adı.:İŞTAR

Suriyenin plakası. : SYR

Susama benzeyen, tohumları acı olan,halk hekimliğinde tedavi ettiğine inanılan bir bitki.:ÜZERLİK

Susamın ezilmesiyle elde edilen yağlı besin.:TAHİN

Suşi gibi çiğ balıkla yapılan bir Japon yemeği.: SAŞİMİ

Suyu alınmış meyve artığı. : KÜSPE

Suyu emme,ıslanma anlamında eski sözcük.:NAK

Suyun buz tutması ile kaynaması arası seksen eşit parçaya bölünerek elde edilen sıcak ölçer. : REOMÜR

Suyun arklara paylaştırıldığı yer. : ANAVUL

Sülük yapıştırma. : İLAK

Sülük. : ALAK

Sülüngillerden soyu azalmış bir kuş türü.:TURAÇ

Sümerlerde gök tanrısı.:ANU

Sümerlerde sağlık tanrıçası. : BO

Sümerlerde toprak tanrısı. : ENKİ

Sümüksü doku.:MUKOZA

Sünger taşı.:PONZA

Sünnet etme. : HİTAN

Sünnet olan çocuğun elini kolunu tutan ve çocuk üzerinde babaya yakın bir hak taşıyan kimse. : KİRVE

Süpürge otu,funda. : ERİKA

Süpürge otu.: PÜREN

Süpürge sapı. : TARA

Süpürge.:CARU

Sürat korkusu. : TAKOFOBİ

Süratli,en çabuk. : ESRA

Süre ölçer.:KRONOMETRE

Süreç. : VETİRE

Süreç.:VETİRE

Sürekli olarak aç kalma.:DÖNGEL ORUCU

Sürekli su akan boru. : MASLAK

Sürekli,iyice yerleşmiş. : PAYİDAR

Sürekli,sonsuz.:DAİM

Sürgen doku.:MERİSTEM

Sürgün. : LİNET

Sürme.: RASTIK

Sürükleyerek götürme.:CER

Sürüldükten sonra nadasa bırakılan tarla. : HERK

Sürülmemiş sert toprak. : BAİRE

Sürülmemiş tarla.Bakımsız bağ,bahçe. : KELEME

Sürülmemiş,ot bürümüş toprak.: MALAZ

Sürüngen hayvanların genel adı. : KELER

Sürünün sıcakta dinlendiği gölgelik. : EĞLEK

Süryani takvimine göre sekizinci ay.:İYAR

Süs için yapılmış kumaş kıvrımı.:PLİ

Süs iğnesi. : BROŞ

Süs lalesi.:BÜRÇÜK

Süs olarak kullanılan ziynet,altın taklidi sarı tenekeden pul. : PENES

Süs. : BEZEK:PİRAYE

Süsleme,tezyin. : DONATA

Süslemecilikte kullanılan çok parlak,yeşil ve pembe dalgalı sedef.:ARUSEK

Süsleri olan kumaş. : FİSTO

Süslü taş mezar. : LAHİT

Süslü,güzel.:ZİBA

Süslü. : ZİBA

Süt kardeş. : RADİ

Süt kardeşi anlamında yerel bir sözcük.: EMİŞİK

Süt mamulleri imalathanesi. : MANDIRA

Süt şekeri. : LAKTOZ

Sütte bulunan protein. : KAZEİN

Sütten kesilmiş sığır yavrusu.:BUZAĞI

Süzgeç,kevgir. : AYIRT : İLİSTİR : ELESTİR

Süzülmüş et veya tavuk suyu. : KONSOME

Süzülmüş et veya tavuk suyu.:KONSOME
Devamını Oku