Refik Halit Karay kimdir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Refik Halit Karay kimdir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bir İçim Su kitap özeti

Bir İçim Su

(Refik Halit Karay)

KİTAP ADI : BİR İÇİM SU
KİTABIN YAZARI : REFİK HALİD KARAY
YAYIMEVİ VE ADRESİ : İNKİLAP ve AKA BASIMEVİ
BASIM YILI :
1982

KİTABIN KONUSU

Bu kitap;yazarın,Hatay’ı da içeren Fransız mandası altındaki Suriye’de kaldığı yıllarda yurduna duyduğu özlemle kaleme alınmıştır.

KİTABIN ÖZETİ
Kitapta yazar Hataya dogru giderken gezip gördüğü yerlerin anlatıyor.Burada karsılaştığı yerel halkla arasında geçen olayları anlatıyor.Yazar Antakya’yı çok beğeniyor orada mutlu olmak için elinden geleni yapıyor fakat memleketine karsı duyduğu özlemi yinede engelleyemiyor.Ayrıca yazar kitapta Hatay’da gördüğü tarihi yerleri okuyucu anlatmaktdır. Yazar zorunlu olarak yurt dışına gönderildigi için ülkesine duyduğu dödükten sonra 1938 yılında çıkarılan af yasasından sonra Suriye’de yaşadığı günlerini kitapta anlatamaktadır.Yazar yalnız durgun ve sessiz değildir.Bazan meltemler denizi köpüklerle boğar, dalğlara uçuk dumanlar yayar başımıza uğultular sokar…Bu bütün mevsimlerin enaz sevdiğim havasıdır, bana yalnızlık, köşeye çekilme isteği verir.Zaten yazar diline insanlarına yabancı olduğu bir yere gittiği için kendi çok yalnız hissetmektedir.Yazar kendisi yuvasını kaybetmiş bir kurbağaya benzetiyor aslında birazda kendisine verilen bu cezanının biraz ağır olduğunu düşünüyor.Çünkü yazar İstabul hükümetini savunduğu ve Ankara hükümetini eleştirdiği için bu cezaya çarptırılıyor fakat kendisini haklı olğunu savunuyor.
Y

KİTABIN ANAFİKRİ
Yurdundan ayrılan bir kişinin yurduna duyduğu özlemi anlatmaktadır.İnsan ne olursa olsun yurdunu sever ancak bu sevgiyi yurdundan ayrıldığında anlar

KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE SAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ
Yazar kitabı kendi yasamıs oldugu olayları anlatıyor.Romanlardaki gibi belli başlı karakterler yok yalnızca gezisi sırasında karşılaştığı bazı kişilerle arasında ufak konuşmalardan ibarettir.

KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER
Bence kitapta iyi tasvir yapılmış yazar gezdigi yerleri öyle anlatmış ki kendimde yasamış gibi oluyorum.Anı türünde kitapları sevenler için gerçekten güzel bir kitaptır.

KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ
Refik Halid Karay 1888′de İstanbul’da doğan Refik Halit, Bank-i Osmani serveznedarlarından, “bâlâ” rütbesine sahip Mehmed Halid Bey’in oğludur. Vezneciler’de Şemsu’l-Maarif ve Göztepe’de Taş Mektep’te okuyan ve ayrıca özel dersler de alan Refik Halid, Mekteb-i Sultani’yi terkettiği gibi, Mekteb-i Hukuk’u da yarıda bırakıp Maliye Merkez Kalemi’ne katip olarak girdi. 1908′de katipliği bırakarak, Servet-i Fünun’da ve Tercüman-ı Hakikat’te çalışmaya başladı, bu arada kendisine ait Son Havadis adıyla bir gazete çıkardı ancak bunu on beş sayı sürdürebildi. Fecr-i Ati Topluluğu’na katıldı, Servet-i Fünun’a yazılar verdi. Kalem adındaki mizah dergisinde de “Kirpi” müstear ismiyle siyasi mizah yazıları yazdı. Sada-yı Millet’te, bilahare Cem’de Kirpi müstear ismiyle yazılar yazdı. Robert Kolej’de bir yıl kadar Türkçe öğretmenliği yaptı, bu arada Vakit, Tasvir-i Efkar ve Zaman gazetelerinde makaleler yayınlayan Refik Halid, Damat Ferit Paşa’nın dostluğu sayesinde, mütarekeden hemen sonra Hürriyet ve İtilaf Fırkası’na katıldı, Posta ve Telgraf Umum Müdürü olarak görevlendirildi (1919). İzmir’in işgalinden sonra Anadolu Hareketiyle İstanbul Hükumeti arasında yaşanan telgraf krizinde İstanbul Hükumetini tuttuğu için, İstanbul’un işgalcilerden kurtarılışının ardından 09.11.1922 tarihinde Beyrut’a kaçtı. Yüzellilikler listesine alınması ve ihracı konusunda baskı yapılması üzerine Suriye’nin vatandaşlığını kabul etmek zorunda kalan Refik Halid, Halep’te yayımlanan Doğruyol ve Vahdet gazetelerini yönetti, bir ara kendi adına çıkardığı gazeteyi de tepkiler yüzünden kapatmak zorunda kaldı.

Af Kanunuyla, 1938′de yurda dönüp, yazmaya ve geçimini bu yoldan sağlamaya devam eden Refik Halid, 18.7.1965 tarihinde İstanbul’da öldü.

ESERLERİ:

Romanları:
İstanbul’un İçyüzü,Yezidin Kızı, Çete, Sürgün, Anahtar, Bu Bizim Hayatımız, Nilgün 1-2-3, Yeraltında Dünya Var, Dişi Örümcek, Bugünün Saraylısı, İkibin Yılın Sevgilisi, İki Cisimli kadın, Kadınlar Tekkesi, Karlı Dağdaki Ateş, Dört Yapraklı Yonca, Sonuncu Kadeh.

Hikaye Kitapları:
Memleket Hikâyeleri, Gurbet Hikâyeleri.Kirpinin Dedikleri, Ago Paşa’nın Hatıraları, Ay Peşinde, Sakın Aldanma İnanma Kanma, Tanıdıklarım, Guguklu Saat, Bir Avuç Saçma, Bir İçim Su, İlk Adım, Üç Nesil Üç Hayat, Minelbab İlelmihrab


Devamını Oku

Ago Paşanın Hatıratı,Ago Paşa’nın Hatıratı kitap özeti

Ago Paşa’nın Hatıratı

(Refik Halit Karay)

Konu

Bir papağanın öğrendiklerinin başına neler getirdikleri…

Özet

Kitap kısa kısa hikâyelerden oluşmuştur. Kitabın birinci hikâyesi ise kıtabın ismi olan “AGO PAŞA’NIN HATIRATI”dır.

Ago Paşa, herkesin isminden dolayı yanıldığı gibi bir insan değil aksine bir papağandır. Zamanında bir kuşçu dükkânında eğitilmiştir. Orada sahibi tarafından konuşmayı öğrenmiştir.

Ago Paşa’nın sahibi ona o zamanda neler yasak değilse onu öğretirdi ve o da bunu söylerdi. İnsanlar da onu merakla dinlerlerdi. Ama her şeyin bir sonu vardır. Ve kuş bunu anlayamaz. Bu sefer yine aynı şeyi söylemesine rağmen bu yasaklanmıştır. Bunun üzerine bu sefer sahabi polislerle uğraşmak zorunda kalır.O zaman sahibi onu tavan arasına saklar.Olaylar geçtiğinde de ona bu sefer ne söylemesi gerekiyorsa onu öğretirdi.

Ona ilk önce “yaşasın padişahımız” öğretilmişti. Bu yasaklanana kadar sahibi ve o mükemmel bir hayat sürmüşlerdi. Ama bu cümle de yasaklandığında yine büyük bir tehlike yaşamışlardı.Daha sonra “yaşasın hürriyet” öğretilmişti.Yine ilk önceleri herkes şaşırmış,kuşun söylediklerine şaşıyordu.Sonra bu cümle yüzünden bu sefer “ittihat ve terakki cemiyeti”ne girmişlerdi.Orada “yaşasın ittihat ve terakki” diyerek yüzlerce kişiyi başına topluyor ve onların verdiği şeyleri yiyordu.Gün geçti bu da yasaklanmıştı.Bu sefer “yaşasın şeriat” öğretilmişti.Görenler bu kuşun kendi dillerine uygun olduğunu düşünerek yine ona yiyecekler veriyorlardı.Sonra bu da yasaklanınca “yaşasın Mahmut Şefket Paşa” öğretilmiş ve bunu haykırıyordu.Bu yüzden Hareket Ordusu erkanından birine satılmıştı.İlk önceleri orada da rahat içindeydi.Bir gramofondan:

Kimdir onlar? Kimdir onlar?

Hareket Ordusu!

öğrenmişti. Daha sonra sokaktan geçen bir lahana turşucusunun taklidini yaparak bunu

Kimdir onlar? Kimdir onlar?

Hareket Ordusu!

Lahana turşusu!

çevirmişti. Sonra bunu dedi diye onu oradan atmışlardı.

Bu böyle devam etmişti. Ago Paşa öğrendikleri yüzünden ne acılar çekmiş ve neler neler ile ödüllendirilmişti. En sonunda yeni bir cümle öğrenmişti.Bu “yaşasın Kuvayı Milliye”idi.Daha sonra bu da yasaklandı.Artık bunlardan iyice sıkılmıştı.Çünkü ne öğrettiyseler önce onu rahat ettiriyor sonra cezalanmasına neden oluyordu.

Ana Fikir

Herşeyi sadece zamanına göre değil biraz da ileri düşünerek yaşamalıyız.

Şahıslar ve Olaylar

Ago Paşa:Öğrendikleri yüzünden başına gelmeyen kalmamış olan bir papağan.

Yazar Hakkında Bilgi

REFİK HALİT KARAY;

1888′de İstanbul’da doğdu. 18 Temmuz 1965′te İstanbul’da yaşamını yitirdi. Vezneciler’de Şemsü’l-Maarif ve Göztepe’de Taş Mektep’te öğrenim gördü. Özel ders aldı. Galatasaray Lisesi ve Hukuk Mektebi’ni yarıda bıraktı. Maliye Merkez Kalemi’ne katip olarak girdi. 1908′de Servet-i Fünun’da ve Tercüman-ı Hakikat’te çalışmaya başladı. Son Havadis adıyla bir gazete kurdu, 15 sayı yayımladı.

Fecr-i Ati Topluluğu’na katıldı. Kalem adındaki mizah dergisinde de “Kirpi” takma ismiyle (müstear) siyasi mizah yazıları yazdı. Mahmud Şevket Paşa’nın öldürülmesinden sonra Sinop, Çorum, Ankara ve Bilecik’te sürgün hayatı yaşadı. 1918′de İstanbul’a döndü. Robert Kolej’de Türkçe öğretmenliği yaptı. Vakit, Tasvir-i Efkar ve Zaman gazetelerinde makaleleri yayımlandı.

Damat Ferit Paşa’nın dostluğu sayesinde, mütarekeden hemen sonra Hürriyet ve İtilaf Fırkası’na katıldı. Posta ve Telgraf Umum Müdürü olarak görevlendirildi (1919). İzmir’in işgalinden sonra Anadolu Hareketiyle İstanbul Hükumeti arasında yaşanan telgraf krizinde İstanbul Hükumetini tuttu. İstanbul’un düşman işgalinden kurtarılışının ardından 1922′de Beyrut’a kaçtı. 1938′de affın çıkmasından sonra yurda döndü. Ölünceye dek yazılarını sürdürdü.

Devamını Oku